Kırdaki zambağın ve gökteki kuşun sahip olduğu tek şey buydu. Onu ertesi günün sabahında hangi kötülük beklerse beklesin en büyük keder anında bile kuş, neşeyle dolup taşabiliyordu. Keder ve bir sonraki gün onu ilgilendirmiyordu. Tüm bunların yükünü Tanrı'ya havale etmişti
İngilizler, fransızlar, amerikalılar geliyordu bu bara.
Araplar da uğruyordu bazen, bunlar ya avrupalılar gibi giyiniyor ya da içki içiyorlardı. Tek başına bu kadarı, onları en azından kendi gözlerinde modern insan ya da avrupalı yapmaya yetiyordu
Lâkin unutmayalım ki medenileşme ve ilerleme, ihtiyaçların çoğalmasını, çeşitlenmesini doğurur. Bu da hayat rekabetinin ve mücadelesinin şiddetlenmesini getirir.
Bugün binlerce adam zulüm ve zorbalık adı verilmeyen bir tarzla aç ve sefil bırakılabiliyor.