Gençlere (Hangi Meslek-i Felsefeyi Kabul Etmeliyiz? ya da Darulfünun Efendilerine)

·
Okunma
·
Beğeni
·
54
Gösterim
Adı:
Gençlere
Alt başlık:
Hangi Meslek-i Felsefeyi Kabul Etmeliyiz? ya da Darulfünun Efendilerine
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052071045
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyüyenay Yayınları
Gençler!
"Vatan ve milletimizi yüceltmek için, mevcud felsefî doktrinlerden hangisini seçmenin uygun olacağını bana soruyorsunuz. Bilmem ki, bu sorunun her insaflı vicdanı ezecek kadar ağır olduğunu düşündünüz mü? Gençlik, ancak ihtiyarlık zamanında yüksek değeri takdir edilen bir nimettir. Gençler için hayat bir şiirdir. Gençlerin şevk dolu gönüllerine ancak hayal perilerinin ruhu okşayan nağmeleri ve ümit neşideleri ulaşabilir. Onların masum gözleri, hayat denilen bu mücadele alanında kanlı facialar değil, emel ve ümidin aşkını görür. Onlar fazilete inanır, bayağılığı inkâr ederler. Bu hâlleridir ki onları aldatır, hayatı sevdirir ve elemlerin yükünü taşıyabilecek kuvveti kendilerine kazandırır. Lakin, sayısız şiir ve hayal tüllerinden dokunmuş gönül çalan bir perdeyle örtülü olan hakikat, bu perdenin açılmasıyla meydana çıkarsa insan korkunç bir şekilde hayal semalarından şu sefil zemine düşer. Ne acı!
Bu düşüş, bir bakışa göre bir tekâmül (gelişme) ve terakki (ilerleme)dir. Zira evvelce tahayyül eden insan bu düşüşten sonra “düşünür-mütefekkir” adını alabiliyor. İşte size şu sözleri; hayal semalarından düşmüş, düşündüğü için şu çorak hakikat zeminine atılmış bir adam söylüyor. Muhtemeldir ki sözlerim size acı gelecek, sizin değerli hayallerinizle çarpışacaktır. Lakin her insan, vicdanında bulduğu hakikati, söylemeye borçludur. Güven duyulması için bu şekilde hareket etmek, namus gereğidir..."
Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi - 1913
bir sohbet, seminer, konferans havasında ilerleyen kitap.. Filibeli Ahmed Hilmi Darulfünûn (üniversite) gençlerine "Hangi Meslek-i Felsefeyi Kabul Etmeliyiz?" sorusuna cevap vermek için bu eseri yazmış olsa da, kitapta çoğunlukla o zamanın (1913) var olan sorunlarından bahsediyor olması ve hâlâ günümüzde bu sorunların devam edip çözümlenememiş olması beni üzdü. Değişen hiçbir şey yok nerdeyse, usülsüzlüğümüz, idealsizliğimiz, batı taklitçiliğimiz ve öz benliğimizi yitirişimiz. 1 saat gibi bir sürede bitirebileceğiniz bu kısa eseri okumadan geçmeyin derim.
Fikirlerinde ve eylemlerinde sürekli ve düzenli bir usüle bağlı olmayan insanlar daima zararlı çıkarlar. Şahsi hayatta olsun, toplumsal olsun, ani patlamalara ve duygulara bağlı kalmak en çok zarara yol açan şeylerdir.
Filibeli Ahmed Hilmi
Sayfa 23 - Büyüyenay Yayınları, 2018, 1. basım.
Zira medeniyet pazarından ciddi ve faydalı maddeleri değil, birtakım yaldızlı zehirleri alıyorlar ve bunlarla hasta milletin tedavisini mümkün görüyorlar.
Filibeli Ahmed Hilmi
Sayfa 41 - Büyüyenay Yayınları, 2018, 1. basım.
Bildiklerim ve tanıdıklarım içinde demokrat, sosyalist, materyalist, liberal vesaire olmak iddiasında olanlar var. Uzunca bir inceleme ve araştırma sonucunda tam bir hayretle gördüm ki, bu zatların büyük çoğunluğu bu kelimelerin içerdiği uzun manalardan habersiz! Bir kör dövüşü ki, garabetin ve gafletin bu derecesine gülmek mi yoksa acımak mı lazım geleceğini tayinde insan aciz kalıyor.
Filibeli Ahmed Hilmi
Sayfa 46 - Büyüyenay Yayınları, 2018, 1. basım.
İslâm alemine ve hatta bütün Doğu'ya derin bir tenkit ve tetkik nazarıyla bakarsak, en büyük eksikliğin usûlden ibaret olduğunu görürüz. Bizde değil tahlil usûlü, hatta iyi ya da kötü hiçbir usûl yoktur.
Filibeli Ahmed Hilmi
Sayfa 24 - Büyüyenay Yayınları, 2018, 1. basım.
Lakin her insan, vicdanında bulduğu hakikati söyleyip dile getirme borcundadır. Güven duyulması için bu şekilde hareket etmek namus gereğidir.
Filibeli Ahmed Hilmi
Sayfa 22 - Büyüyenay Yayınları, 2018, 1. basım. *Hadis-i Kudsî
Avrupa'ya gidenlerimizin çoğu da onun okullar, kütüphaneler, müzeler gibi yüce yapılarını; bulvarlarını, seyranlıklarını, gezinti yerlerini, gazinolarını görüyor. En hissiz bir adamı bile titretecek sefaletlerini, en ahlâksız bir adamı utandıracak rezilliklerini görmüyor. Görmüyor ki o muazzam yapıların temeli açlıktan ölenlerin, sürüne sürüne gidenlerin kemikleri üzerine kurulmuştur. Görmüyor ki, o cennet görünümlü bahçeler sefil insanların gözyaşlarıyla sulanıyor!
Filibeli Ahmed Hilmi
Sayfa 38 - Büyüyenay Yayınları, 2018, 1. basım.
Fizan'da bulunduğum sıralarda İngiltere'nin Bornu Valisi Mister Hanns Wischer'la görüşmüştüm. Üç ay devam eden karşılıklı tanışma ve arkadaşlık süresi içinde bir İngiliz ile Doğulu arasındaki farkın büyüklüğünü son derece büyük bir hayretle anladım. Bu büyük fark, bir İngiliz'in "makine" adı verilecek derecede düzenli bir şekilde bir usül dairesinde hareketinden ve bir Doğulunun ise tamamen düzensiz ve usulsüz tavırlarından ileri geliyordu.
Filibeli Ahmed Hilmi
Sayfa 25 - Büyüyenay Yayınları, 2018, 1. basım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gençlere
Alt başlık:
Hangi Meslek-i Felsefeyi Kabul Etmeliyiz? ya da Darulfünun Efendilerine
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052071045
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyüyenay Yayınları
Gençler!
"Vatan ve milletimizi yüceltmek için, mevcud felsefî doktrinlerden hangisini seçmenin uygun olacağını bana soruyorsunuz. Bilmem ki, bu sorunun her insaflı vicdanı ezecek kadar ağır olduğunu düşündünüz mü? Gençlik, ancak ihtiyarlık zamanında yüksek değeri takdir edilen bir nimettir. Gençler için hayat bir şiirdir. Gençlerin şevk dolu gönüllerine ancak hayal perilerinin ruhu okşayan nağmeleri ve ümit neşideleri ulaşabilir. Onların masum gözleri, hayat denilen bu mücadele alanında kanlı facialar değil, emel ve ümidin aşkını görür. Onlar fazilete inanır, bayağılığı inkâr ederler. Bu hâlleridir ki onları aldatır, hayatı sevdirir ve elemlerin yükünü taşıyabilecek kuvveti kendilerine kazandırır. Lakin, sayısız şiir ve hayal tüllerinden dokunmuş gönül çalan bir perdeyle örtülü olan hakikat, bu perdenin açılmasıyla meydana çıkarsa insan korkunç bir şekilde hayal semalarından şu sefil zemine düşer. Ne acı!
Bu düşüş, bir bakışa göre bir tekâmül (gelişme) ve terakki (ilerleme)dir. Zira evvelce tahayyül eden insan bu düşüşten sonra “düşünür-mütefekkir” adını alabiliyor. İşte size şu sözleri; hayal semalarından düşmüş, düşündüğü için şu çorak hakikat zeminine atılmış bir adam söylüyor. Muhtemeldir ki sözlerim size acı gelecek, sizin değerli hayallerinizle çarpışacaktır. Lakin her insan, vicdanında bulduğu hakikati, söylemeye borçludur. Güven duyulması için bu şekilde hareket etmek, namus gereğidir..."
Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi - 1913

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Sergen Özen
  • ahibbai

Kitap istatistikleri