Mesela bana kısa bir süre önce dediniz ki ,"Görünüşte diğer babaların genellikle yaptığı gibi davranmasamda daima sana düşmüşüm "aksiymiş gibi görünmemin sebebi kesinlikle diğer insanların yapabildiği gibi rol yapamamamdır.
Bitmeyen işleriniz yüzünden
(siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk geçeceği aklınıza gelmezdi..
Dünyanın bütün koşullarında dualite ilkesi ve değer farklanması mekanizması egemendir. Örneğin, insan organizmasının faaliyetlerinde sempatik ve parasempatik iki sinir sistemi karşılıklı denge durumuyla yürümektedir. Bu iki sinir sistemi birbirine zıt yönde, bedenin her organında karşı karşıya çalışmaktadır. Örneğin, kalpte sempatik sistem artı, parasempatik sistem eksi roller alıyorsa; midede sempatik sistem eksi, parasempatik sistem artı roller alır. Bunlardan birisi bir organı hızlandırırken diğeri yavaşlatmaya çalışır. Böylece organizmayı korumuş olur.Dualitenin en kuvvetli görünümünü cinsiyet hallerinde görürüz. Hislerde de dualite vardır (sempati – antipati, sevgi – nefret, dostluk – düşmanlık, bencillik – başkalarını düşünmek vb.). Zıtlardan birinin diğerine göre fazla değer alması, bu dengenin bozulmasına sebep olur. Oysa dualite ilkesi zıtların denge halinde olmasını gerektirir. Bozulan bu dengenin tekrar kurulması için zıtlardan fazla olan taraftan diğer tarafa bir akış gerçekleşir ki, bu akışın maddedeki ifadesi harekettir. Örneğin, sevgiden ve vicdandan fakir bir insanın tekamülü için dualite ilkesi ve değer farklanması ilkesi gereğince zıt değerlerle karşılaşması sevgi – kin, adalet – zulüm, iyilik – kötülük gibi kavramlarla yüz yüze gelmesi gerekir. Kıyas bilgisi kazanarak dengesini bulması gerekir, bu da vicdanın ortaya çıkmasına neden olur.