“Lermomtov uzun yaşasaydı, bizler halkın gerçeğini kabullenmiş, belkide halkın acıları için ağıtlar yakan, halkın gerçek savunucusu büyük bir ozana sahip olurduk.
- Fyodor Dostoyevski -
Lermontov, genç yaşta öldü ve bize tek bir roman bırakabildi. Bu yüzden okumasaydım olmazdı...
En sevdiği yazar Puşkin’in ölümünden çok etkilenen yazar, dönemin adelet anlayışını yerden yere vuran şiiri yüzünden sürgün edilmiştir.
Kitapta kahramanımızı önce üçüncü şahıs bakış açısıyla görürken sonra kahramanın kendi notlarında okuyoruz. Bu teknik bana Tutunamayanlar hatırlattı Oğuz Atay ında büyük bir rus edebiyatı okuyucusu olduğunu düşünürsek belkide etkilenmiştir...
Zamanımızın bir kahramanı(!) bence okumaya değer, dönemini çok iyi yansıtan bir kitap.
İncelememi şu sözler ile kapatmak istiyorum:
“Puşkin’i vuran tabanca, Lermontov’a da isabet etmişti”
- Aleksandr Herzen -
Bu kitap Sabahattin Ali ‘nin ölmeden önce yanında taşıdığı iki kitaptan biridir, bence bu bile bu kitabı okumak için yeterli bir sebeptir.
Ben kitabı okurken Puşkin’in hayatına ne kadar benzediğini fark ettim. Puşkin rus edebiyatının kurucusu. Onu iyi anlamak lazım ki, rus edebiyatını anlayabilelim. Tatyana(tanya) ile güçlü bir kadın profili oluşturulmuş erkeklerin egemen toplum olduğu ı dönem için harika. Ayriyeten Fyodor DostoyevskiPuşkin Konuşması adlı eserinde bu kitaba değinmiştir.
Ben Yapı Kredi Yayınlarından okudum ve bu kitap bir şiir- roman olduğu için bence şiir yönünü daha baskın (lirik yönü baskın) çevirmişler, ben okurken roman gibi bağlanmakta zorlandım, acizane tavsiyem roman ağırlıklı olan Ayrıntı Yayınları veya Alfa yayınlarından okumanız.
Genel olarak güzeldi, ama olmazsa olmaz diyemem, okumayan insan çok şey kaybeder diyemem ama Puşkin’i anlamak isteyen veya içerikli bir rus edebiyatı okuması yapmak isteyen insan okumazsa çok şey kaybeder...
Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık!
- Fyodor Dostoyevski -
Bu söz için bile okunmaya değer. Kitap beklediğimden çok daha iyi çıktı. Rus edebiyatına güzel bir giriş olması için okuduğum kitaplardandı ama Gogol’ün dili o kadar güzel ki... En beğendiğim öyküyü yazmak isterdim ama hepsi o kadar iyi ki; o kara mizahlar, o sade anlatım, o metaforlar... Bence kesinlikle okunması gereken rus edebiyatı öykülerinin çoğu bu kitapta toplanmış. Dönemin rusyasını ve insanlarını bu kitap çok güzel eleştirmiş.
Bence okunması ve okutulması gereken bir eser, okuyucuyu hiç sıkmıyor, okurun kendini eleştirmesine fırsat veriyor. Keyifli okumalar :)