the son

the son
Kamu sektörü
Doktora öğrencisi
Ankara
73 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Elimde tuttuğum şu ekmek bana: 1) Doğaya, doğanın üreticiliğine verilen değeri, saygıyı ifafe eder. 2) Emeğe ve işbirliğine verilen değeri, saygıyı ifade eder. 3)Açın halinden anlamayı, empatiye verilen değeri, saygıyı ifade eder.
Sayfa 70 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
the son
Emeğe saygının anıldığı bu gün için anlamlı bir alıntı 👍🏻
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tanıdığım en güzel insanlar ,yenilgiyi acıyı mücadeleyi kaybı yaşamış olan ve diplerden çıkış yolunu kendileri bulmuş insanlardır . Güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar onlar oluşurlar... Ross- Elisabeth Kübler
Sayfa 251·Kitabı okudu
the son
Böylesi anlamlı bir cümleyi ancak bu duyguları yaşayan yazabilir.
" izin verilince fazla konuşması insanın bir zayıflığıdır. Benim zayıflığım da zaman sınırlaması koymamış olmamdır. "
Sayfa 60·Kitabı okudu
Edebiyat
the son
Bir de izin verilmediği halde fazla konuşanlar var.
Bugün Benim Doğum Günüm...09.03.2021
the son
Nice mutlu yıllara Bahar Hanım 🎂
13 Yaşım
Sana hiç yazmadım ve şimdi çok zorlanıyorum. Bu dördüncü başlangıcım. İlkin sadece üç cümle yazabildim sana, sonrasında seni övdüğüm satırlar oldu, yırtıp attım o kağıdı da... Sen benim 13 yaşımın erkek kavramının en yücesi idin. Boyun o kadar uzundu ki, "baban kaç yaşında" dediklerinde, "90" dediğimi hiç unutmadım. Benimle dalga geçen, yüzüme alaycı gülüşler atan arkadaşlarıma küstüğümü hiç unutmadım. Bilmiyordum ki ben daha kaç yaşındadır insan, bu olayı yaşadığımda bile kaç yaşımda olduğumu hatırlamayacak kadar bilmiyordum... Ama sen benim en büyük, en yüce varlığımdın. Söyleyebildiğim en yüksek sayıydın benim için. Küçük aklım koca yüreğimle... Akşam yemeklerini de bi o kadar çok severdim. Ama yemekleri sevemezdim bir türlü. Sebze yemeklerinden nefret ediyorum çünkü. Patlıcanı hâlâ sevemedim baba! Senin iştahla yediğin yemek beni nedense doyuruyordu. Hele bir de kanalları değiştirirken arada çıkan çizgi filmde durman;bize hiçbir şey demeden "sizi seviyorum" der gibiydin. Bir tek o zaman yerdim ben patlıcanı. Hiçbir şey demeden "teşekkür ederim baba" der gibiydim... Bir şey diyemezdik, korkardık senden. Hiç kızan ve döven bir baba değildin ama korkardık işte! Şimdilerde anlıyorum o hissi. Sana sonsuz bir saygım, minnetim varmış... Sesin bir kez olsun bize karşı hiç yükselmedi, sadece Fenerbahçe ve Galatasaray maçlarında çıldırmış gibi olurdun. Sen Fenerbahçe'yi ben ise Galatasaray'ı tutardım. :)) Çocukluk aklımla sana karşı, sana rakip oluyordum. Çünkü bir tek benimle ilgileniyordun derbilerde... Artık Beşiktaşlıyım baba. Senin fanatikliğin kadar. Senin kaybedince üzüldüğün kadar. Senin derbilerde TV karşısında delirdiğin gibiyim baba!.. Bir tek farkla, ben sen gittiğinden beri Feberbahçe-Galatasaray derbisini hiç izlemedim... Sen gittikten sonra ki yapmadığım
Öykü
the son
Kelimeler, cümleler yüreğinizden akıp satırlara dökülmüş. Yazınızın gücü ve etkisi buradan geliyor sanırım. Kaleminize sağlık 👍🏻👏🏻