ays

ays
@Supangle
Burası benim krallığım.
"Oku oku oku, başın ağrımıyor mu?" Gittikçe daha az konuşuyorum, konuşmak beni sinirlendiriyor. Ağzımı açar açmaz, o anda ne yapıyorlarsa bırakıp memnuniyetle, hatta hayranlıkla bana bakıyor, sorular soruyorlar, ne kadar anlatırsam anlatayım nafile, hep yalan yanlış anlıyorlar.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tanrım, yüce Tanrım, benim kabahatim değil, n' olur değiştir her şeyi, benim annem babam da diğerlerine benzesin . . . Peki ama niye sadece ben, niye Jeanne ya da Roseline değil?
Bu iki dünya arasında muhtemelen hiçbir zaman bir denge kuramadım. Oysa birinden birini kerteriz almam gerekirdi, mecburen. Annemle babamınkini, daha beteri, yarısı ucuz kırmızı şarapla kafayı bulan Lesur ailesinin dünyasını seçmiş olsaydım okulda başarılı olmak gibi bir arzu duymaz, tezgahın arkasında patates satmaktan gocunmaz, üniversiteye de gitmezdim.
Tanrı Jeanne'ın, Roseline'in yüzüne gülüyor, anlattıklarına bakılırsa, beyaz lake mobilyalı odalarındaki, çiçekli, goblen perdeli salonlarındaki oburlukları, miskinlikleri bağışlanabilir, küçük günahlar, ufak tefek hoşluklar olarak görülüyor. Yapış yapış ve kirli bir şey geçip gitmemecesine kuşatıyor beni, onlardan farklı oluşumun, ait olduğum dünyanın bir sonucu bu. Hiçbir tövbe duası kurtaramaz beni. Cezalandırılmak boynumun borcu.
Yaz yağmuru nedir biliyor musunuz? önce yaz göğünü patlatıp çatlatan saf güzellik, kalbi ele geçiren saygılı kaygı, yüceliğin bile ortasındayken kendini pek gülünç hissetmek, nesnelerin haşmeti karşısında pek kırılgan ve şişkin hissetmek, dünyanın cömertliği karşısında şaşkın, kendini kaptırmış, aşırı hoşnut hissetmek. Sonra, bir koridoru arşınlamak ve aniden, ışıklı bir odaya dalmak. Başka boyut, henüz doğmuş kesinlikler. Beden artık bir kılıf değil, tin bulutlarda yaşar , suyun gücün onundur, yeni bir doğumla birlikte mutlu günler müjdelenir. Sonra, gözyaşları gibi kimi zaman, yuvarlak, güçlü ve dayanışma içinde olduklarından, artlarında uyuşmazlıkla yıkanmış uzun bir sahil bırakırlar; yağmur , yaz, kımıltısız tozu süpürerek, varlıkların ruhuna bir tür sonsuz soluk aldırır. Böylece, bazı yaz yağmurları, bizim içimize, kalbimizle birlikte çarpan yeni bir kalp gibi demir atarlar.