ays

ays
@Supangle
Burası benim krallığım.
Dünyada susmaktan daha iyi bir şey yoktur.
Edebiyat
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·95 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2022 03:06
“Kör Baykuş'un eylemi, olayları, zaman ve mekân dışında kalır. Olayları bölüşenler tipik kimselerdir, daha doğrusu bir tipin değişik kişilerdeki varyasyonlarıdır, bu kişiler mitik bir psikoloji kanunlarına göre birbirlerine dönüşürler. Baba, amca, arabacı, mezarcı, ihtiyar hurdacı ve nihayet romanın "kahraman"ı, aslında tek kişidir, esrarengiz genç kız, bayader ile kahramanın karısı kahpe de öyle. Normal zaman düzeninin kalkışı bununla bağlantılıdır; şimdiki zamanla geçmiş zaman; anı, rüya ve hayal olarak birbiriyle kaynaşmıştır. Sebeple sonuç arasında bir nedensellik yoktur, onları birbirine masallardaki mantık balar. Ama buna rağmen olay, şüphe yok ki gerçek bir hayatı saptar. Korkular, özlemler, ümit, ümitsizlik, bu olay içinde, öteden beri insan kaderinde olduğu gibidir.” “Olayın merkezindeki O, bir kadındır; ebedî güzelliğin cisimlenmiş şekli, bütün sezgilerin kaynağı olan kadın. Bu yeryüzünde erkek, onu boşuna arar, bulacak olsa, aşkı kire ve ölüme yapışık bir kahpedir bulduğu. Erkekte güzellik ve safiyet güdüsünü uyandırmıştır, ama ete kemiğe bürünüşünde erkeğe fesat ve suç bulaştırır. İdeal erişilemez bir şeydir, yeryüzünde ona ancak -burada karamsarlığı doruk noktasına varıyor- cinayette ve çarpıtılmış görüntüsünde yaklaşabiliriz. Ama erkek onu rüyalarında seyretmiştir. Siyah entarili kızın tasviri.” Alıntı Şuradan Kör Baykuş Sâdık Hidâyet Bu malzeme telif hakkı ile korunuyor olabilir.
Felsefe
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,5bin okunma

ays

, bir kitap okudu
Puan vermedi·95 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
2022 9. kitabı
Sadık Hidayet
7/10 · 36,5bin okunma
“Ah, keşke ölümün eşiğinde olanların hepsi, bu benim gördüklerimi görselerdi! Bazan bunu da düşündüm. Istırap, korku, dehşet ve yaşama arzusu, hepsi bitmişti bende. Bana telkin ettikleri dinî inançlardan kurtulmuş, huzura ermiştim. Tek tesellim, ölümden sonra hiçlik ümidiydi; orada tekrar yaşamak düşüncesi içime korku salıyor, beni hasta ediyordu. Ben ki henüz yaşadığım dünyaya bile alışamamışım, bir başka dünya neyime yarardı benim? Bana göre değildi bu dünya; bir avuç yüzsüz, dilenci, bilgiç, kabadayı, vicdansız, açgözlü içindi; onlar için kurulmuştu bu dünya. Yeryüzünün, gökyüzünün güçlülerine avuç açanlar, yaltaklanmasını bilenler için.”
“Tanrı gerçekten var mı, yoksa kutsal imtiyazlarının korunmasını gözeten bu yeryüzü güçlüleri tarafından, vatandaşlarını daha da rahat sömürebilmek için, kendi taşanlarına göre mi yaratılmıştır; yeryüzünün gökyüzüne bir yansıması mıdır; bu gibi şeyleri artık umursamıyor, ben yalnız sabaha çıkıp çıkmayacağımı bilmek istiyordum. Ölümün karşısında mezhebin, imanın, itikadın ne kadar gevşek ve çocukça olduğunu hissediyordum. Sağlığı yerinde ve mutlu olanlar için, eğlencelik şeylerdi bunlar. “