Pişmek kendini bilmektir. O yüzden kendine bak, zanaatını tanı, zanaatın kendinde, kendini zanaatında gör. Ne yaptığını, neyi yaptığını, nasıl yaptığını düşün. Büyük sırlar kadimdir. Hep durdukları yerde dururlar ve görmeyi bileni beklerler. O yüzden sırrı Üstadın ağzından değil, kendi içinde ara.
Bunun nedeni Filimore'un bugüne değin çok uzun süre beklemiş olması ve belli bir yaştan sonra umutlanmanın aşırı derecede çaba gerektirmesi, yani insanın yirmi yaşında sahip olduğu inanca asla tekrar kavuşamamasıydı. Çok uzun süre boşu boşuna beklemiş, gözleri gereğinden fazla karar okumuş, sabahlar boyu hep ıssız olan o kahrolası ovayı görmüştü.
"Bir şeyi yapmaktan duyulan pişmanlık, yapmamaktan duyulan pişmanlıktan yeğdir." diye düşündü. Daha sonra da "Dengim değil ki benim" dedi. "Onun karşında belki de utanmam gerek. Bir gün utanmayacağımı nereden bileceğim?"
Atticus, Tom Robinson'u kurtarabilmek için insanları özgür kılmaya çabalamıştı. Ama insanların yüreklerindeki duruşmalarda Atticus'un davası yoktu. Mayella Ewell ağzını açıp bağırdığından itibaren Tom ölüyordu.