Hayatım ızdırabın ateşiyle kavruldu, geçmişte tecrübe ettiğim şeyler kalbimde çok derin yaralar bıraksada; düşüp-kalkıyorum ama mücadele etmeyi sürdürüyorum.
Göz yaşlarım aksaydı;
Dünyada kara parçası kalmazdı...
Bedenin hareketleriyle övüne övüne cennet arayan ve aklın kendi sınırları içinde ortaya koyduğu kaidelerin çemberi içinde dolaşan dindarlık, gerçek dini yıkıyor.
Görüşümüzün rahmet, konuşmamızın rahmet, düşünmenin de rahmet olduğunu anlamak için tekrar tekrar kabirden çıkıp gelmemiz mi lâzım? Merhametle aşkın da rahmet olduğunu, hem de Rabb'in elinden çıktığı gibi rahmet olduğunu anlamadıktan sonra kabirden dünyaya dönüp gelişler de faydasız olacaktır.