Yakmak bir zevkti.
Bu itfaiyeciler bildiklerinizden çok farklı, alevleri başlatmak yerine söndürmeleri gerekmiyor mu ?
1950'lerde soğuk savaş yılları, evlerin yangına karşı dayanıklı olduğu bir dönemde itfaiyecilere evlerinde kitap bulunduran kişilerin tespit edilmesi ve kitaplarının yakarak imha edilmesi görevi verilir. Yakmak bir şölene ,gösteriye,şenliğe dönüşmektedir. Kitapları yakıyor olmak itfaiyecilere büyük bir zevk vermektedir. Bir gün yaşanılan bir olay üstüne itfaiyecilerden (montag) içindeki kitap sevgisini fark eder ve kitapları neden yaktıklarını sorgular... bu kitapların içinde ne olabilir ki? Montag parmaklarının kerosen değil kitap kokmasını istemektedir. Hikaye burada başlar.
Kitaplardan bu kadar nefret edilmesinin sebebi hayatın tüm gerçekliğini gözler önüne sermesidir. Kitabın özü bilim kurgu olsa da vermek istediği tamamen gerçek hayattan bir kesit. Okumanın kime ne zararı olabilir ki, kitaplar bizi mağaralarımız-dan çıkarabilir, çılgınca hatalar yapmaktan alıkoyabilir.
Bu bir uyarı kitabıdır. Aslında siz bu kitaptan ne alırsanız ona dönüşebilecek bir kitap. Sahip olduğumuz şeylerin değerli olduğunu ve değer verdiğimiz şeylerin bazen kıymetini bilmediğimizi hatırlatıyor bize. Bu kitap içimde " yanan bir kitabın ardında bir insan var " sözüyle beraber bir burukluk bıraktı. Şimdi baş ucumdaki kitaplığıma baktığımda ne kadar değerli olduklarını bir kere daha anladım.
Sizlerde parmaklarınızın kitap kokmasından hoşlanıyor ve kitapsız bir hayatın düşüncesi bile nefessiz kalmanıza sebep oluyorsa bu kitabı okumalısınız.