Tülay Şahin Şencan

Tülay Şahin Şencan
@Tulaysahin
Yazdırmalısın mezar taşına: Ey hayat, sen şavkı sularda bir dolunaysın Aslında hiç olmadım ben bu oyunda Ömrüm beni yok saysın...
Sarı bir yıldız güneyden batıya doğru kayarken Avdo küçüklüğündeki gibi o yıldızın sesini duymaya çalıştı. Duymanın da hayal edilebileceğini Mardin’deki ustasından öğrenmişti.
Sayfa 278 - İletişim·Kitabı okudu
Reklam
“Kötüler her yandaydı ve kalabalıktı. Onlar dağın taşıyla, ovanın kuşunu vururlardı. Dağ taş onların değil, ova kuş onların değil, yine de her şeye göz koyarlardı. Yüz yıldır, bin yıldır aynıydılar. Kötü kalpli ve kurnazdılar.”
Sayfa 270 - İletişim·Kitabı okudu
Hani, dedi, yaşlıların geçmişi gençlerinse geleceği uzundu? Ne oldu gençlerin uzun geleceğine?Ben bile zamanın ipine tutuna tutuna yaşlılığa erdim de bu çocukların ne bugünü ne yarını belli.
Sayfa 21 - İletişim·Kitabı okudu
Gece, sessizlik değil damıtılmış ses demekti.Gündüz bütün sesler birbirine karışıp gürültüye dönerken, gece her ses kendi sadeliğiyle belirirdi.Çocukluğun şarkıları, ruhların iniltileri, baykuşun ötüşü.Gündüzün karmaşasında bunlar anlaşılmazdı. Acılar, özlemlerde öyle.İnsan geceleyin kendisiyle yalnız kaldığında hissederdi saf sızıyı. Erguvan ağacının yanındaki pınarın sesi karanlıkta eski ağıtları çağrıştırabilir, yıllar önce yiten sevgilinin hüznü kalbi sarabilirdi.Gündüz o yükleri taşımak kolay, insan gerçekten yalnız olduğuna geceleri inanabilirdi.
Sayfa 11 - İletişim·Kitabı okudu
Avdo, yaşlanıyordu, sakalının aklaşması veya dişlerinin azalmasından değil, sırtının kolay üşümesinden anlıyordu bunu.
Sayfa 10 - İletişim·Kitabı okudu
Reklam