“Xururuca, bir şey yapacağız.”
“Nasıl bir şey?”
“Birlikte biraz bekleyeceğiz.”
“Kabul.”
Oturdum, başımı onun cılız gövdesine yasladım.
“Neyi bekleyeceğiz, Zeze?”
“Gökyüzünden güzel bir bulutun geçmesini.”
“Ne yapacağız onu görünce?”
“Kuşumu bırakacağım.”
”Evet, artık ona gerek kalmadı.”
Ondan az mı söz etmiştim sana? Sonra, ondan söz etmeyi kestim ama sen anlamadın. Seni o kadar çok seviyorum ki anlatmadan, sırrımı vermeden edemedim sana. Bu konuyu açmaktan öylesine korkuyordum ki… Her şeyin bozulacağından, bir terslik çıkacağından korkuyordum şimdi görüyorsun…