Bir insanın, ne olduğunu anlamak için onu yıllardan beri tanımaya gerek yoktur. Gözlerine bakmak yeterlidir. Gözler, en ifadesiz yüzde bile gerçeğin damlalarıdır. Ağzın sustuğu, dilin yabancılaştığı yerde, onlar her şeyi açığa vururlar.
“İnsanlara kızmama imkan yoktu, çünkü insanların en kıymetlisi, en iyisi, en sevgilisi bana en büyük kötülüğü etmişti; diğerlerinden başka bir şey beklenebilir miydi? İnsanları sevmeme ve onlara tekrar yaklaşmama da imkan yoktu; çünkü en inandığım, en güvendiğim insanda aldanmıştım. Başkalarına emniyet edebilir miydim?”