Vurulmuşum
Dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında
Yatarım
Kanlı, upuzun…
Vurulmuşum
Düşüm, gecelerden kara
Bir hayra yoranım çıkmaz
Canım alırlar ecelsiz
Sığdıramam kitaplara
Şifre buyurmuş bir paşa
Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız
Ey Dicle!
Mezopotamyanın nazlı gelini !
Binlerce yıldır can alan,can veren,susuzlara derman,arsızlara ferman olan Dicle !
Benimde hawarımı duy,yüreğimdeki yangını söndür...
Yeni gelen öğretmen bütün dünyamızı değiştirdi.
"O da Türktü ama bizi Kürtçe sevdi."
Bizde onu çok sevdik.iki dilli olmanın güzelliğini bize o öğretti.
Ana dilinizi unutmayın diye tembihledi