Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsan ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.
Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim.
İncinirsin.
Sana gitme demeyeceğim.
Ama gitme.Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme,Lavinia.
Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu,tıpkı buğday tohumu eken bir çiftçinin durumuna benzer: Toprağa atılan bu tek tohum,her başağında yüz buğday tanesi olmak üzere,tam yedi başak filiz verecektir.Yani,Allah yolunda harcama yapan kişi, mükâfatını yedi yüz katıyla alacaktır.Hattâ Allah, dilediğine,bundan kat kat fazlasını da verir.Çünkü Allah,lütuf ve merhametiyle sınırsızdır,her şeyi bilendir.
Allah,iman edenlerin koruyucusu, yardımcısı,dostu ve velisidir;onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır.İnkâr edenlere gelince,onların velisi de Allah'ın otoritesini ve hükümlerini hiçe sayarak kendilerini ilâhlaştıran insan ve cin şeytanları ,yani tağutlardır.Bu azgın şeytanlar,onları aydınlıktan karanlıklara sürükler.İşte bunlar,cehennem halkıdırlar ve ebediyen orada kalacaklardır.
Şimdi şu çağımda çocukluğumu,yetişme çağımı yazıklanarak hatırlıyorum ama ne olsa hiçbir yere gitmiyor denilen çocukluk bile insanın elini uzatıp değiştiremeyeceği,düzeltemeyeceği yerlere gidiyor,hem de nelerle beraber.
Bu yüzden belki de çocukluk,hep insanın sonradan,sonraki aklına göre inşa edip yeniden düzenlediği,gidenleri sanki gitmemiş ,olanı olmamış yerine koyduğu hayalî bir yer oluyor.Yoksa çocukluk o kadar güzel ve anlatıldığı gibi olsa eminim şimdiki zaman da böyle olmazdı.