Patasana ve Sis ve Gece 'den sonra bu kitaba ismini beğenerek başladım. Açıkçası başlardaki anlatılanlardan diğer romanlardaki etkiyi yaratmiyacağını düşünmedim değil. Ama bırakmadım tabi ki.
Okurken kendimi karakterlerden bir Kenan olarak bir Selim olarak acaba hangisi benim diye analiz etmekten de alamıyordum. En çok hangisi olduğumu söylemeyeyim :) .
O kadar etkili bir kitap olmadığını hemen her sayfada düşünmeye devam ediyordum . Taa ki son sayfalara gelinceye kadar. Sonu beni aşırı şekilde sarstı.
Üç arkadaşın hikayesini anlatan kitapta bir olayla nerelere gelindiğini, neleri ortaya çıkardığını göreceksiniz.
Her adım ve olaylar o kadar doğal o kadar ince ve o kadar da inandırıcı işlenmişti ki romanda; katil itiraf ettiğinde bile onun katil olacağına inanamıyordum bir türlü. Bu da kitabın kalitesinin ne kadar kayda değer olduğunu göstermez mi sizce de?
Çok ayrıntıya girmeyeceğim. Şunu söylemeliyim ki sonuna kadar katilin Katya'dan başka kimsenin olmadığına inandım. Hatta kafamda kendi senaryolarımı gayet mantıklı şekilde de oluşturdum ve açıkçası ondan başkası olmasın istedim , kadını hep şüpheli buldum çünkü :).
Uzatmadan kitap gerçekten çok iyi. Beni çok sarstı. Gerçek bir Ahmet Ümit şaheseri.
Kesinlikle tavsiye ediyorum. Bana çok şey kattı. Bu aralar da gayet iyi gider. Bu yüzden hiç bitmesini istemediğimden günlere yayarak okudum.
Derler ya bir şey çok iyi ise ondan şüphe et diye ..(bu kadar iyiyse illa bir b*kluk vardır) diye işte sonu tam olarak bunu getirdi aklıma. Herkesin ayrı bir hayatı, dertleri vardı. Peki ya bu dertlerle başa çıkmasına rağmen hayatı digerlerine göre iyi giden kimdi? Nasıl bu kadar kusursuz işlenmişti? Kim bilir...?
Böyle eserleri keşfetmek lazım.
Tekrar tavsiye eder ,keyifli okumalar dilerim.. :)
..
Zenginler zenginlikleri nedeniyle ıstırap çekiyorlarmış. Yoksullar yoksullukları nedeniyle. Ailesi olmayanlar aileleri olmadığı için. Dünya zevklerinin peşine düşenler
bu zevkler nedeniyle.
..