Ekşi,küflenmiş bir ekmek gibi kokuyor bu şehrin koltuk altları.Köpeği vurulmuş bir çoban sessizliğine gömülmüş gibi oluyor bu saatlerde.Herkes kendi ihanetine dönüyor ve herkes bir 'kes' arıyor 'kes' sizliğinde ! Kocaman adamlar ve kadınlar kahkahalarında saçları daha yeni örülecek kıvama gelmiş kızları, önce doğurup sonra boğuyorlar ! Sonra herkes kadeh kaldırıyor kaybettiklerine.
-...
Gerçekten de muhafazakarlığın temelinde, ampirik ve kuşkucu bir tavır bulunur. O, soyut fikirlerden ziyade denenmiş ve test edilmiş düzenlemelere inanırken, bireylerin içinde üyesi oldukları toplum/lar da tarih tarafından biçimlenmesi olgusuna özel bir önem atfeder. Bu açıdan bakıldığında insan doğasındaki çatlaklıkların bilincinde olup, onun gerçek iyiyi hayata geçirme potansiyeli konusunda şüpheleri bulunan muhafazakarlık, uygarlaşmış hayatın düzen ve geleneğe olan ihtiyacına vurgu yapar.
Liberalizm insan doğasıyla ilgili son derece iyimser görüşe sahiptir. Burada onun çıkış noktası, insanların doğuştan getirdiği hiçbir düşünce olmadığını; çevrenin, yetişme koşulları ve deneyim insanı bir bütün olarak şekillendirdiğini öne süren İngiliz düşünür Locke’tur.
yaşam bir ıstaka
gelir vurur ömrünün coşkusuna
hani tutulur dilin
konuşamazsın!
tırmandıkça yücelir dağlar
sen mağlupsun sen ıssız
ve kalbinde kuşların gömütlüğü
tutunamazsın…
Yılmaz Odabaşı