Insta: byznur_art
Ama sen beni öldüremezsin, Lord Despot. Ben senin ne kadar çok uğraşırsan uğraş, öldürmeyi asla başaramadığın şeyim. Ben umudum. Sissoylu - Son İmparatorluk
"Ah başım, benim ihtiyar başım
Otuz üç sene hizmet eden başım,
Kendine ne kazandın?
Ne bir para, ne bir haz
Ne bir lütuf, ne de rütbe
Kazandığın tek şey zavallı başım,
Darağacında yağlı bir urgan"
Bu kitaba başladığımda, sonunun çok şaşırtıcı olması dışında, konusuna dair bir şey bilmiyordum. Bu nedenle sonunu tahmin etmem mümkün olmadı. Kitabın çoğunluğu gizemden çok gençliği ve aşkı işlediğinden büyük sonu tahmin etmeye imkan bile verilmemiş. Kitap bittiğinde, başlarda birkaç ipucu olduğu fark edilse de bunlar, son farklı olsaydı da normal karşılanabilecek çok minik detaylardı. Bu yüzden sonun işlenişini beğenmedim ama kendisini beğendim.
Kitap başlarda gençlik hikayesi gibi başlayıp wattpad havaları verirken bir yerde ani bir dönüş yapıp daha çok gizeme kayıyor. Bu geçişin daha pürüzsüz olmasını isterdim, çünkü şu an kitabın türünün ne olduğuna karar veremiyorum. Arkasında psikolojik gerilim dese de buna pek katılabileceğimi sanmıyorum.
Yazarın oldukça özgün betimlemeleri vardı. Başta beni afallatsa da sonradan alıştım ve oldukça beğendim. Özellikle migrenin ve etkisinin aktarımı çok güzeldi.
Kitabın en sevdiğim kısmı Cadence'ın yazdığı minik masallardı. Her seferinde farklı olan ama bir yandan da aynı masalın devamı olan masalları okurken çok eğlendim.
Genel olarak hızlı okunan, çerezlik denebilecek bir kitap oldu benim için. Birisine önerecek ya da tekrar okuyacak kadar beğenmedim ama uzun zamandır kitap okuyamadığımdan bu kitabı elime almak benim için iyi oldu.
En Sevdiğim Karakter: Gat