Ayşe

Uyuyarak, dinlenerek veya zamanını bir aylak gibi geçirerek gerçek mutluluğu bulamayacağını hatırla.
Her şeyi geride bırakmadan yeni bir şeye başlayamıyor insan.
Sayfa 42
Varoluşun Dayanılmaz Ağırlığı Anlamsızlıkla Yüzleşme
10/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2024 140. kitabı
Bir adam, dünyayla arasındaki bağlantının yavaş yavaş koptuğunu hisseder. Her şey, sıradan bir günde, çevresindeki nesnelere bakarken başlar. Varoluşun dayanılmaz ağırlığı üzerine çöker. Nesnelerin varlığı, insanların davranışları, hatta kendi bedeni bile ona anlamsız gelir. Hiçbir şeyin altında bir anlam, bir amaç yokmuş gibi görünür. Bu yoğun hissin adı: bulantı. Varoluşun farkına varmak, aynı zamanda onun boşluğunu hissetmekle eş anlamlıdır. İnsan, bu dünyada nedensizce var olur; hayat, anlamdan yoksundur. Bu farkındalık, içsel bir kriz yaratır. Her şey, o kadar anlamsız ve o kadar gereksizdir ki, bu duygu fiziksel bir bulantıya dönüşür. Ancak bu bulantı, sadece bireysel bir huzursuzluk değil, varoluşun kendisiyle yüzleşmenin acımasız bir sonucudur. İçinde yaşadığımız dünya, rastgele olaylarla ve nedensiz varoluşlarla dolu. İnsanlar, genellikle bu anlamsızlığı kabul etmeden, hayatlarına sahte bir anlam yüklerler. Ancak bu hikaye, bu maskenin düşmesini, yalın ve sert gerçeğin yüzümüze çarpmasını sağlıyor. İnsanın anlam arayışı, aslında hiçbir yere varmaz; çünkü anlam yoktur. Ama belki de bu yoklukta bir özgürlük vardır. Bu kriz, insana hem ağır bir sorumluluk hem de büyük bir özgürlük verir. Anlam yaratma görevi, başkalarına ya da dış etkenlere değil, sadece insanın kendisine aittir. Ancak bu görev, kolay değildir; çünkü önce bulantıyla, anlamsızlıkla yüzleşmek gerekir.
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128bin okunma
“Okur kitap arar ama, kitabın da okuru bulduğunu ben çok gördüm.”
Sayfa 11·Kitabı okudu
Edebiyat
Yaralıysan, kimsenin seni tanımadığı yerlerde dolaş.
Sayfa 41