Writer

Writer
İzmir
37 okur puanı
Ağustos 2015 tarihinde katıldı
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2015 206. kitabı
Her işe temiz yürekle baş koyup sonunun sürekli hüsran olması.İyi niyetliliğin onu daha da aşağı çekmesi.Haksızlığa,adaletsizliğe kararlarıyla direnmeye çalışması, vicdanıyla hukukun uyumsuzlugunu görüp asla gerceklestiremeyecegi kararlari fark etmesi. Umutla başladığı isinde ne kadar kötü mekan olsa da daha fazla iyilik yapacağına sebebiyet vermesi nedeniyle sevinç duyması. Böyle bir adamı rüzgar öyle bir çekiyor ki ,kalkamayacak kadar savuruyor, savurdukca savuruyor acimadan. Zehra'nın olduğu durum bana hiç yabancı gelmedi.Acıma duygusunun olmaması doğal geldi.Acıma, sonradan kazanılan degil ama sonradan kaybedilen bir şey bence. Aslında ne kadar kaybetse de insan, alevlenecek kadar kül bırakır geri de .Bizi insan yapan da bu zaten. Kitabın birinci sayfasindan sonuncu sayfasina kadar, cesitli duygular yasayacaginiza garanti verebilirim. Belki de her olayin bir perde arkasi vardir.Hayat göründüğü kadar basit degil.O kadar karmaşık ki .Böyle bir yaşamda birine karşı kesin bir tavır ne kadar dogru olur bilmiyorum. Ağlatabilen bir kitap, hem de acı hissiyle.
Hukuk
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Reklam
10/10
·111 syf.··
2015 204. kitabı
"Her şey doğru, hiçbir şey doğru değil." Kitabın ilk sayfasından son sayfasına kadar öyle sürüklendim ki. Bir dakika durup kendimi düşündüm sonra bir daha durup çevremdekileri düşündüm.Meursault ile uyuştuğumuz noktalarda onun yanında olup hayatın bütün olağanlığı ile denizin uzaktan gelen sesine karşı bir kahve içelim istedim.Dediği gibi susup , tek söz etmeden geçirdiğimiz zamanlar samimiyetimizi artırsın istedim. Meursault her zaman olacak şeyin bugünün veya yarının etkisi altında kalan bir insan bunu söylemesine fırsat bile verilmedi.Bütün kaderi ona sorulmadan savcı tarafından senaryolaştırılarak belirlendi çünkü savcı da ya siyah ya beyaz diyenlerden.Griye izin verilmeyen hayatlarda ömrümüzü tüketiyoruz ama Meursault için bir önemi yok, nasıl olsa ölecek ve nasıl, nerede olduğu fark etmiyor.Soru sormaktan veya cevap vermekten hoşlanmıyor , insanların etrafında olup olmaması bir şey değiştirmiyor.Annesi mi öldü , doğanın kanunu bu , gayet olağan kendisi de ölse bunun da insanlar tarafından olağan karşılamasını bekler.Sahi ölen insan için neden ağlanır ? Onun için ağlanmaz aslında onsuz ne yaparım diye ağlanır ve yine kendin için üzülürsün.Her neyse , savci bu konuya takılırken asıl suçu görmezden geliyor.Çünkü kendi ahlak değeri ile suçluyor. Kendi nasıl yaparsa karşındakinden de aynısını bekliyor.Toplum farklılıkları içine dahil etmediği için yitiyor bütün renkler.Kitabın sonunda gelen duygu akımı toplumun getirdiği son noktaydı o kendini mutlu görüyordu.Hayatı gelişine yaşadıği,her şeye alışmanın mümkün olduğu için. Toplumdan soyutlanmak , toplumun eseridir. Toplumun içine biraz karıştın mı sen de sıradansın.O hiçbir şeyi gereğinden fazla büyütmediği ve her şeyi olağan karşıladığı için söyleyecek çok bir şeyi yoktur. Ama toplum kendine benzemeyenin varlığını
Edebiyat
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2015 203. kitabı
Sürekli bir arayış içinde olan insanlar, mutlaka açılacak kapıların eşiğinde bulunurlar her zaman.Bu mana arayışını gözler önüne seriyor yazar.Anı yaşayan bir adamın, başka bir adam yönünden önderliğini, içinde bulunan özgürlüğün serpilmesini, arkadaşlığı, ön yargılarını yaşayarak çürütmeyi, kendisini önemli işler yapmamakla yargılayıp daha basit işlerle de mutlu olabileceğini gösteriyor.Denizde sürdürülen bir yaşam biçiminin , karada yaşanılan hayat biçiminden daha anlamlı ve daha gerçekçi olabileceğini hissediyorsunuz.Kapana kısılmış gibi bu sistemin içinde sağa sola kulaç atmaya çalışmaktansa okyanusta her şeyin tadına doyarak boğulmayı tercih edebilecekler mutlaka okuyun.Kendinizi daha özgür hissedebileceğiniz saatler sunabilir. "Deniz yeterdi;deniz her şey demekti." Denize çıkılan o özgür yolculukta, gerçekliğin gerçekliğini öğreniyorsunuz..
Deniz Benim KardeşimJack Kerouac · Siren Yayınları · 2020156 okunma
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2015 201. kitabı
İnsanların zaman zaman yolunu kaybetmesinin aslında doğru yolda ilerlediğini size parça parça anlatıyor.Hayatımıza belki seksen doksan tane inci girmiştir , kaçını pırlantaya dönüştürebildik.Kaçını kendimizi bulmada kullanmışızdır.Pırlantalar kaybolmuş parçalarımızdır ve hayatımız boyunca bütün gayemiz incileri bulup pırlantaya dönüştürmektir.Her pırlanta bizim kendimiz hakkında bir şifredir, bu şifrelerin anlamını çözdüğümüzde yaşam anlam kazanacak.Okurken yaşamınızın şifresini oluşturan incileri düşüneceksiniz.O incileri bulup bulmadığınız değerlendirip değerlendirmediğiniz hakkında kendi içinizde bir münakaşa olacak.Hayatımızı yönlendiren hoşlandıp hoşlanmadığımız şeyler, arzularımız değil yaşam umursamazlıktan geçer.Her şeyin bir nedeni var.Her hayatınıza giren insanın bir anlamı var.Her şey olması gerektiği gibi.Geminin kaptanı sizsiniz ama rüzgar nereye eserse ona göre hareket ediyorsunuz. Bütün mesele bu ve en önemlisi sevmek sevilmekten daha önemli ve her zaman daha kutsal.Sevgi dünyayı durduran ve döndüren yegane şey. Mutluluk dediğimiz şey bir şeyi elde etme, amaca ulaşma değil de. Sevgiyle bağlandığımız her şeyin sürekli ve mutlak olmasıdır belki de.
Gel Dersen Her Şeyi Bırakıp Gelirim... Yeter Ki Gel DeAlbert Espinosa · Pegasus Yayınları · 2014151 okunma
10/10
·127 syf.··
2015 200. kitabı
Bir kadının neden erkeklerden her konuda geride olduğu özellikle edebiyat alanında, romanda ,şiirde neden ilerleyemediğini kadının özgürlüğünü geç elde etmesine bağlıyor.Düşünün bir yazar sessizliğe ihtiyaç duyarken kadın gürültü ihtiyacı duyuyor o dönemlerde , yazdıklarını gizleyecek vakte sahip olmak için.Ne rahat bir ortam, ne ekonomik özgürlük gerçek yaratıcılığı engeller.Var olan potansiyelin harcanır belki de .Virginia Woolf diyor ki Kadınlık korunan bir yaşam biçimi olmaktan çıktığı zaman her şey olabilir.Bütün mesele eşitlik aslında. Günümüzde de kadın yerden yere vuruluyor. Kadının yaptığı iş küçümseniyor .Kitap size diyor ki zihinsel olarak erkekte kadın da vardır kadında erkekte.Eğer ki tek kimliğe sahip olursak asla bütüne ulaşamayız.Erkeksi kadın, kadınsı erkek olmaliyız.Tek bir cinsiyetin harikalar yaratamayacağını anlatıyor.Ya bir şans verilseydi beş yüz sterlin ve kendine ait hir oda özgür bir ortam.Shakespeare'in geride bir sözcük bırakamayan kızkardeşi ölmedi diyor. Onu biz yaşatacağız .Siz yaşatacaksınız.İçimizde yatan bu kız kardeş için oturma odasından çıkmalı, kadınların kadınlardan nefret etmemesi gerekir.Vee son olarakta her kadın kendi özgürlüğü için bir savaş vermek zorunda çünkü altın tepsiyle sunulmuyor hele şu günlerde. Kadın doğum yapan bir makine olmaktan, hizmetçi olma konumundan çıkmalı.Gece çamaşır bekleyip sabah çocuğunu okula yollayan aynı zaman da çalışan kadınlar, belki daha kötü durumda olanlar kendimizi dinlememis gerek yoksa hep geride olacağız.
Edebiyat
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,2bin okunma
Reklam