Cansu Altprmk

Cansu Altprmk
@YCansuAltprmk
Kitapların kokusunu seviyorum.Yeni bir kitap açtığımda hiç görmediğim bir yer, tanışmadığım bir dostun kokusu gibi kokuyor.
Biz Kadınlar Sevgililer Günü Kutlamıyoruz. Peluş oyuncaklar, pembe aksesuarlar da istemiyoruz. Emeğimiz değersizleştirilirken, her gün kadınlar katledilirken, kadına yönelik şiddete, tacize, tecavüze karşı gerekli önlemler alınmazken 14 Şubat Sevgililer Günü’nü kutlamıyoruz. Biz kadınlar öldüren sevgi istemiyoruz. Erkekler evlere çocuk bakmaya, mutfağa yemek yapmaya girdiğinde, eşimiz için kariyerlerimizden vazgeçmek zorunda kalmadığımızda, çocuk, yaşlı, hasta bakımdan, ev işlerinden tek başımıza sorumlu olmadığımızda, sokaklarda, parklarda, kamusal alanlarda erkekler kadar özgür dolaştığımızda, açık giyindiğimiz için “basit”, kahkaha attığımız için “iffetsiz” sayılmadığımızda, sarhoş olduğumuz için tacize, tecavüze uğramadığımızda, korunmak için eve kapatılmadığımızda, kutsal annelik yüceltmesiyle omuzlarımıza dünyanın yükü bindirilmediğinde, ürettiğiniz cinsiyet rolleriyle hayatımızı dar etmediğinizde, sözlü, fiziki, cinsel şiddet görmediğimizde kutlayacağız sevgililer gününü. Tüketmeden, paylaşarak, üreterek, dayanışarak… Mehtap Doğan
Reklam
Ölmeden Önce Okunması Gereken 1 KİTAP
10/10
·552 syf.··
2022 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2022 18:31
YouTube kitap kanalımda hayatımda en sevdiğim kitap olan Niteliksiz Adam'ı yorumladım: ytbe.one/QspgH8phl2k Oğuz : Oğuz Niteliksiz Adam 1 : NA1 i.hizliresim.com/y0J3mN.jpg NA1 : Beni neden buraya getirdin Oğuz? Oğuz : Ben senin içindeki cümleleri bu kafede çizik çizik ettim NA1. İçindeki matematiksel bir düzenle kurulmuş, bilimsel formül gibi oluşmuş ve bugüne kadar hiç duymadığım betimlemeli cümlelerden bazılarını okurken işte burada sesli bir şekilde şaşırmış ve insanları kendime baktırmıştım istemeyerek de olsa. Hiçbir insan bana bugüne kadar böyle olağanüstü şeyler dememişti, çok ciddiyim. Bugüne kadar hiçbir kitaba yapmadığım şeyi sana yaptım 16 gündür beraber olduğum arkadaşım. Ben de bunun için sana çay ısmarlamaya geldim. NA1 : Teşekkür ederim fakat bizim Viyana'da Melange adında bir kahve vardır, biraz daha niteliklidir sizin Türk kahveniz ya da çayınız gibi olamasa da. Onun için senin beni okuma cesareti gösterme niteliğine karşılık ben yine namıdiğer niteliksizliğimle bu çayı içmeyeceğim, üzgünüm dostum. i.hizliresim.com/6JpXQ9.jpg NA1 : Oğuz, kalk gidelim buradan... Beni kimse okumak istemiyor gibi bir duyguya kapılıyorum. Çetin bir kitabımdır ben, öyle hemen anlayamazsın içimdeki bazı şeyleri. 3-4 kere okusan da çözümlemekte zorlanabileceğin çetin cümleler içeririm. Oğuz : Şurada bildiğim bir kahvehane var. Okumak nitelikli bir eylemdir, seni daha çok niteliksizleştirmemi ister misin? NA1 : Bayılırım. i.hizliresim.com/3EWqNp.jpg Oğuz : Mutlu musun? NA1 : Hiç olmadığım kadar. Zaten okunmuyordum, en azından dışarıdaki insanların bensizken ne yaptığını öğrenme fırsatı buldum. Oğuz, buradan da gidelim. Yalnızlığım bastırdı yine iyice. Oğuz : Peki. i.hizliresim.com/Rn8PXn.jpg NA1 : Şu an şu salıncakta sallanıp
Edebiyat
Niteliksiz Adam 1Robert Musil · Yapı Kredi Yayınları · 20191,390 okunma
8 Mart...
İlk iftira Havva'ya atıldı, yasak elmayı yedi diye... Sonra da bizi doğuran siz değilmişsiniz gibi 'Ademoğlu' koydular hepimizin adını... O günden bu yana tüm zorluklar katlanarak arttı sizin için. Sadece kadın olduğunuz için itildiniz, dövüldünüz, öldürüldünüz... İnsan olup olmadığınıza dair konferans bile düzenlendi Suudi Arabistan'da... Hem de daha birkaç yıl önce... Doğurdunuz olmadı, ürettiniz olmadı, yeri geldi herkesten iyi yönettiniz ama yine olmadı... Erkeklerin at-avrat-silah üçlemesinin bir parçası olmaktan kurtaramadınız kendinizi bir türlü... Sokakta, mutfakta ve yatakta belirlenen görev dağılımının dışına çıktığınız anda hemen yerinizi bir başkasıyla doldurdular... Siz eksik etektiniz. Saçı uzun aklı kısaydınız. Karı gibi gülmek, karı gibi ağlamak, karı gibi dırdır etmek gibi sayısız deyimler bulup erkekler olarak birbirimizi aşağılamak için kullandık adınızı... Çünkü sizin gülmeniz de ağlamanız da konuşmanız da dert oldu dünyaya... Kiminizi okutmadılar, kiminizi çocuk yaşta evlendirdiler. Daha elinize oyuncak bebek almadan kucağınıza canlısını aldığınız zamanlar oldu... Şimdi şöyle bir durup düşününce 8 Mart'ın, Kadınlar Günü değil de, erkekler için bir utanç günü olduğunu artık çok net görebiliyorum. Böyle bir günün var olmasına neden olan kadınlar değil, erkeklerin ta kendisi çünkü... O yüzden bu günü kutlayarak değil de utanarak geçirmeyi kendime görev biliyorum... Hakkınızı helal edin... Necip G.
7/10
·52 syf.··
2018 25. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2018 11:36
Bir kitap size tutkuyu hissettirebilir mi? Eğer bu yazar Zweig ise evet hissettirir. Anlatımı mükemmel olan kısa ama çarpıcı bir kitabı daha yazarın. Yasak olanı sevmenin acısını, arada ki perdeyi kaldıramamanın yakıcılığını adeta hissediyorsunuz. Her ne kadar yasak bir aşkın konusu bana pek hitap etmese de aralarına savaşın girdiği iki insanın ayrılan hayatlarını tam dokuz yıl sonra karşı karşıya getirmenin yarattığı haz okumaya değerdi. Bana bir önce ki okumuş olduğum Aşkın metafiziğinde ki tutkulu aşkın, hazzı yaşamasıyla geriye kalan hayal kırıklığı fikrini gösterdi aslında bir yerde. Kitabın sonu tamamiyle okuyucuya bırakıldığı için herkesin kendince bir yorumlaması bulunacaktır. Tutkuyla bağlanılıp peşinden gidilen duyguların yitebileceğini, araya giren zamanın insanlar üzerinde ki etkilerinin yansıttıklarını iyi bir biçimde ele alan kitabı okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar.
Geçmişe YolculukStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202533,6bin okunma
Bu Tarihi Şöleni Kaçırmayın
8/10
·944 syf.··
2020 1. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2020 14:40
Uzun sürenin ardından bomba gibi bir inceleme ile karşınızdayım. Benim için tarihi vurguları ve karmaşasıyla çok etkileyici bir kitap oldu Fatıma"nın Eli. Gelin şimdi hep beraber bir göz atalım; Müslüman ve Hristiyan toplumlarının çatışmasını, yıllarca baskılara maruz kalmış Endülüslü Müslümanları buluyoruz karşımızda, İspanyanın bir dönem kutsal olan topraklarında ki iki kültürün, iki dinin ayaklanmasını, çarpıcı gerçeklerle kaleme alıyor yazar Ildefonso.. Müslüman bir kadınla ona tecavüz eden Hristiyan rahibin oğlu Hernando! Arada kalmışlığının, her iki toplumda dışlanmışlığının acısını yaşayacağız kendisiyle. Çocuk yaşlarından başlayan hayat hikayesine eşlik edeceğiz. Tarihi vurguları özellikle her bölümde gerçek tarihi belgelerle hikayeyi birleştiren anlatımı tüm okurları etkisi altına alacaktır fakat özellikle tarihe tutkunluğu bulunan, araştırmayı ve okudukça öğrenmeyi seven kişilerin bu romanı çok ilgi çekici bulacağına garanti verebilirim. Kendimde birçok bölümünde elimde olmadan araştırıp, doğruluğunu gördükçe okumaktan daha da büyük bir zevk aldım. Akıcı bir hikaye ve büyük bir emek, derin bir araştırmanın sonucunda 944 sayfalık bir kitap!! Hiç mi olumsuz yanı yok derseniz? Elbette var. Öncelikle bu kadar uzun olması yorucu olabiliyor ama hiç kopukluğu bulunmayan olay örgüsüyle insanı sıkmadığını da belirtmek isterim. Çileden çıkaran tarafları da mevcut zira bu kadar geniş bir toplum ve kültürü ele alırken birilerini kızdırmamak mümkün olmasa gerek. Hristiyan kesiminin rahatsız olduğunu ve kitaba tepkiler gösterdiğini araştırdığım için biliyorum. Şahsen kendim de bir Türk olarak kitabın orta kısımlarında sürekli vurgulanan "Kibirli Türkler" ifadesinden rahatsız oldum, beni sorgulattı ve okuma hızımı etkiledi. Tarihimizde her zaman ılımlı bir politika yürütmüş
Tarih
Fatıma'nın EliIldefonso Falcones · Pegasus Yayınları · 2011234 okunma