Kelebeğin rüyası kozasından çıkana kadar…Soruları doğru soramadığımızdan, doğru cevapları da hep yanlış sorularda arıyoruz, onun için içimizdeki derin boşlukları dolduramıyoruz.
Sevgili Kardeşim Onur OBALI’ya ait olan bu kitabı bir solukta bitirdim. Benliğini kaybettiren dünyamıza derin bir ayna tutmuş, Kendimize sormaya cesaret edemediğimiz sorunları, iç hesaplaşmaları ve de unutulup giden “insanın” son çırpınışlarını sade bir dille anlatmış. Gerçekten de İnsan sormadan edemiyor. Neredeyiz ? Neresindeyiz bu hayatın ? Yazar, yitip giden anlamsızlığa dair soruları ve de sorunları bizlere farklı bir bakış açısı ile sunuyor. “Bir amaca bağlanmayan ruh yolunu kaybeder. Çünkü her yerde olmak, hiçbir yerde olmamaktır. Montaigne”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Charles Bukowski'yi anlatmak biraz cesaret ister doğrusu. Öyle böyle de değil hani. İzlemiş olduğum bir röportajında herkesin gözü önünde sevgilisine şiddet uygulamıştı. Oldukça kızmış ve şaşırmıştım doğrusu. Böyle ünlü bir yazarın böyle bir şey yapması akıl kârı da değildi üstelik. Hak vermek ya da yaptığı şiddeti yumuşatmak imkansız. Fakat kitaplarını okumaya başladığımda da zaten kendisi de aksini iddia etmiyordu. İşte bu kitabında çocukluğundan itibaren yaşadıklarını anlatıyor. Babası ile olan şiddetli geçimsizliği ve ardından okul yılları. Tabi kendisini bu kitapla tanımaya çalışırken aynı zamanda kısmen de olsa Amerikan Rüyası'nın (!) içeriği hakkında da biraz bilgi sahibi oluyorsunuz. Charles Bukowski anlatılacak bir adam değil sadece okumak en iyisi.
Biyografi tahtının tek sahibi. Konu ile ilgili değil belki ama bunu söylemeden edemezdim doğrusu. Sezar'ın Hakkı Sezar'a der ve konumuza dönerim. Kitapların büyülü dünyasına ilk olarak bu kitapla adım attım. Ne yalan söyleyeyim kitap okuma alışkanlığını elde etmek oldukça güç bir durum bilirsiniz. Eğer birilerine kitap okuma alışkanlığı kazandırmak istiyorsanız naçizane tavsiyem, yazar olarak Stefan Zweig derim. Yazımın en başında belirttiğim gibi çünkü Biyografi ondan sorulur ve ayrıca kullandığı dil de sade, anlaşılır ama bir o kadar etkileyicidir. Satranç kitabını okuduktan sonra hayatımın şokunu yaşamıştım (ilk kitap okuyuşum tabi). Bu kadar kısacık bir öyküde nasıl bu kadar etkileyici olabiliyor diye sormuştum kendime. Abarttığımı düşünenler olabilir ama inanın ilk defa tanışacak olanlar bu yazımı dikkate alsın derim. Stefan okuyanlar bunun bir abartı olmadığını bilir. Ayrıca Lütfen birazcık da acıklı hayatını okuyup öyle bu kitaba başlayın derim. Sanırım kitap haricinde her şeyi yazdım denebilir. Böyle işte...
Bir çok kitabını okumama rağmen bu konudaki çalışması oldukça etkileyici romanlarından daha verimli olduğunu düşünüyorum. Tavsiye edebileceğim bir kitap. Bir çok konuda ufkunuzu genişletecektir.
Değerli Dostum Saynur ALTAY’ın kalemi ve şiirlerine hayran olmamak olanaksız. Gerek yaşadığı yerin dokusu, gerek kuytu köşelerde kalmış duyguları betimleyişi ve yaşamın, anın, duyguların her alanında bizlere hissettiklerini aktarmayı fazlasıyla başarmış bir Şair. Şiirlerini okurken elbet kendinizi bir yerlerde bulacaksınız.