Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski
Evet, öncelikle çok kalın bir kitap olduğu için gözüm korkarak başlamıştım. İlk 250 sayfasında yaşanan ve anlatılan konular devamındaki olaylar ve düşündürülen şeyler için olduğunu söylemem gerekir. Çünkü genelde ilk sayfalarda yazarın çok ayrıntı girdiğini söyleyenler oluyor.
Mitka' nın babasını öldürmüş olması yada olmaması bir şeyi değiştirmedi. Neden? Çünkü Mitka aslında gerçekten birinin ölümüne sebep olmuştu o kişi de yüzbaşının oğlu ilyuşka. Evet mitka sürgünden Amerikaya kaçma planları yaptı. Belki hayatı boyunca gerçekten vicdan azabı hissedecek ve suçlu olduğunu düşünecek. Ama kimse aslında gerçekten birinin ölmesine sebep olacak bi kötülük yaptığı için bunu hissedeceğini bilmiyor.
Yüzbaşıyı dövmeseydi ve çocuğunun arkadaşları dalga geçmeseydi ilyuşkayla, çocuk arkadaşlarına düşman olmayacaktı. Bu kadar üzülmeyecek ve ciddi bir hastalığa tutulmayacaktı.
Yani yaptığımız tüm davranışlar, söylediğimiz sözler aslında bir kişiyi çok derinden etkileyerek onun ölmesine sebep olabilir. Çünkü insanın ruhu çok hassastır ve bir kere hasta olduğunda fiziksel olarakta hasta olur ve iyileşmesi çok zordur.
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens
Bu kitapta yazar birden fazla olayı tek bir konuda toplamayı başarmış ve çok güzel bir eser ortaya çıkarmıştır. Genel olarak benim düşüncem yazarların yapmış olduğu hata tek bir konuya yönelmeleri ve onu uzatmaya çalışmaları. Ama Charles Dickens bu eserinde insanı bir yolculuğa çıkarıyor ve aklımızda her detayı tutmamızı istiyor. Çünkü ilerki bölümlerde onları kullanmamızı istiyor. Bu yüzden çok beğendiğim bir kitap olduğunu söylüyorum.
DüşüşAlbert Camus
Kitabın asıl konusu kendini yargılamak.
Bir insan kendi yaptığı veya hissettiği şeyleri yargılaması gerekçesini anlatıyor. Bir kişiyi sevmenin bile yargılanacak bir şey olduğunu gösteriyor bize. Yani şöyle ki bir insanı sevme sebebimizi can sıkıntısı ve hayatta bir macera arayışı sonucu yaptığımız bir şey olarak görünüyor. Yani bunu da yargılamalıyız. Neden sevmiş gibi yaptın. Neden böyle bir karaktersizlik yaptın demeliyiz. Ve insanın kendini yargılaması sonucu karşısındakini de o denli yargılama hakkına sahip olduğunu söylüyor. Karşındaki kişinin bir yanlışını direkt yüzüne vurmak ve öğüt vermek değil o kişiyi düzeltecek olan şey. O kişinin yanlışını görmesini sağlayacak şey ilk önce onun yanlışını genel konuşarak veya kendi hatanmış gibi göstererek o kişinin yaptığı hatayı aslında kendi kendine görmesini sağlamalıyız. Görmez ise kendini suçladıktan sonra karşındaki kişiyi suçlamak daha kolay oluyor onu anlatıyor. Ve bu kişi avukatmış. Yani hayatı boyunca aslında bir sürü kişiyi savunmuş. Yani hep diğer tarafta kalmış. Bu süreçte işte hep kendini haklı görmüş ve tanrı gibi yüceleştirmiş kendini.
Hayatın MucizeleriStefan Zweig
Bu kitap daha çok ruhsal yönelimle ilgiliydi. Ressamın uzun zamandır farkında olmadan tanrıya olan inancını sorguladığını fark etmesine sebep olan bir olay yaşıyor. Reform hareketleri protestanlar sürekli olaylar çıkarıyor kileseleri yağmalıyorlardı. Esther ressamın kiliseye koymak için Meryem ana olarak çizmek istediği bir kız. Bu kız içine kapanık ve kimseyle arkadaş değil. küçük yaşta yaşadığı olaylar ve ailesini kaybetmesi böyle sonuçlanmış. Ama ressam ile tanıştıktan sonra biraz kendine geliyor utanmaları çekinmeleri azalıyor. Resmi çizerken kızın mutlu görünmesini sağlamak için bir bebek getiriyor. Ama kız bebekten ilk başta rahatsız oluyor. Ama her kadının içindeki o annelik duygusu ondada doğdu ve bebeğe karşı sanki kendi bebeğiymiş gibi hisler beslemeye başladı. Ama bu sayede ruhunun huzurlu mutlu olması ile yüzüne mutluluk yansıdı ve ressam resmini çok güzel bir şekilde sonlandırdı. Sonra resmi kiliseye verdiler. Kız bebeğe o kadar bağlanmıştı ki o resme her gün bakıyor asla kopamıyordu. Bir gün kiliseyi yağmaladılar ve kızı öldürdüler. Ressam kiliseye geldi ve kızı o halde görünce kızın içinde hristiyanlığa dair bir ışık yaktığını fark ediyor ve mutlu oluyor. Bu yaşına kadar aradığı mucizeler farkında olmasada yaşanmış olduğunu fark ediyor.
Kızın bebeği bu kadar sevmesi ve kopamaması aslında bunca yıldır farkında olmadan aradığı o şefkat sevgi duygusunu bulmuştu. O yüzden bu kadar bağlanmıştı. Çünkü insan her zaman arayıştadır. Sevgi, şefkat, merhamet arar. Aslında aradığımız sevgiyi ruhumuz ister. Onu da Allah bize vermiştir sadece onu fark etmemiz gerekir. Allahın bize olan sevgisi ve şefkati bize yetmelidir. İnsanlardan beklediğimiz duygular aslında çok önemli değildir.
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck
Spoiler içerir.
Fareler ve insanlar
George ve Lennie'nin hayatından kısa bir süreci anlatıyor.
Lennie zeka geriliği olan bir insan. George ise onu çok seven asla kötü biri olmadığını düşünen arkadaşı. Bu ikisi çiftlik çiftlik dolaşıp işçilik yapıyor. George lennie ye hep göz kulak oluyor. Herkesten koruyor onu. Her zaman yapmak istediği tek şey onu korumak. Ama Lennie çok güçlü bir adam ve fareler ve köpekleri severken öldürüyor. Bir gün çalıştığı çiftliğin sahibinin oğlunun karısı yanına geliyor biraz konuşuyorlar. Karısı biraz salak olduğu için saçlarının ne kadar yumuşak olduğunu gösteriyor. Lennie elliyor ve asla bırakmıyor. Sonra kızın bağıramlarını duymasınlar diye ağzını kapatıyor ve olan oluyor. Kızın boynunu kırıyor. Ve sonra georgenin başına bir bela açarsan kaçıp saklanması gerektiği ve onunda yanına geleceği yere kaçıyor.
Ve
Curley yani patronun oğlu ve tüm insanlar lenine yi öldürmek istiyor.
Ama george onu kimsenin öldürmesini istemiyor.
Sonra bir tabanca alıyor. Lennie yi kendisi öldürüyor. Son olarak da yapma hayali kurdukları şeyleri anlatıyor ve lennie ye bir ateş ediyor.
George Lennie nin kılına zarar gelmesini istemiyordu. Bunu yaparkende isteyerek yapmadı. Onun tek amacı lennie korkmasın ve mutlu bir şekilde ölsündü. Yani Lennie yi curley öldürseydi daha kötü olurdu her şey onun için. George artık eskisi gibi olamayacak. Çünkü yalnız kaldı. Eskiden Lennie olurd ama artık yalnız.