25 yıllık sürede yazılmış bir kitap.
Her kadının ve özünü bulmuş kadının kim olduğunu bilmek isteyen her erkeğin, okuması gereken türden bir kitap.
Kitabın benimseyerek ve düşünerek okunması gerektiği için zamana yayılması daha makul.
Kitap mit ve öykülerle kadın psişesini(insan zihninin, bilincin, bilinçdışının tamamı) analiz ediyor.
Bu yüzden de ilk sayfalarda kitabın bu metoduna adapte olmak zaman alırken kitaptan kopmakta zaman alıyor.
Aslında kitapta kadın yaşamının sırları var.
Bu sır ise vahşi kadının(yani kadının içgüdüsel doğası) sesine kulak vererek bilebilirsiniz.
Kadına dair kültürün koyduğu engeller, kadının kendi koyduğu engeller ve tuzaklar konusunda ciddi tüyolar var.
Aynı zamanda kadının kendini bulma yolculuğuna dair derin bilgiler.
Şahsi fikrimce kitabın demek istediklerini anlamak için biraz yaşanmışlıklar olmalı.
Bu yüzden 18'li yaşlardan sonra okunması daha anlamlı görünüyor.
Tüm kadınlar bu kitapla bir an önce tanışmalı.
Böylece kendi güçlerine dair farkındalık düzeyleri artsın.
Kitapla ilgili söylenecek çok şey var. Son olarak; vahşi kadın şu an bile bizi(hemcinslerim) takip ediyor.
“İnançları farklı, dilleri farklı, kimlikleri farklı diye insanlar birbirine düşman olmamalı. İnsan bir kimliğe, bir dine, bir dile sahip olarak dünyaya geliyor ve bunlarla büyüyüp yaşıyor. Bunda insanın günahı, suçu ne?”