“Hem aşk körse, en çok gece yaraşır ona. Gel ey ağır başlı gece,
Karanlık giyimli ana ey karalar içindeki,
Gel de öğret bana nasıl kaybedilir
Bir çift lekesiz bekaret için oynanan oyun.
Yanaklarımda çırpınan bu vahşi kanı
Ört de üstünlüğünle, yüreklenen temkinli sevgi
Gerçek aşk alçakgönüllü davrandı sansın.”
Ah sevgilim! Karım benim!
Nefesinin balını emen ölüm
Güzelliğine el sürememiş daha.
Sen yenilmemişsin, güzellik sancağı
Daha kıpkızıl dudaklarında, yanaklarında.
Solgun ölüm bayrağı oraya çekilmemiş.
“Ey gözler, son kez bakın!
Ey kollar, son kez kucaklayın
Ve siz, ey dudaklar, nefes kapıları,
Hakkına uygun bir öpücükle mühürleyin
Aç gözlü ölümle yaptığım bu süresiz anlaşmayı!”