Bir düşünce ifade edilir edilmez(ya da sözcüklerini bulur bulmaz)içimizdeki varlığını yitirir,yahut en derin anlamıyla keskinliğini ve ciddiyetini kaybeder.Başkaları için var olmaya başlarsa içimizde hayatiyetten kesilir;nasıl bir çocuk dünyaya gelmesiyle anasından uzaklaşırsa.
Görünür olmak, birey olmanın yoludur; belki de biri olmanın tek yolu. Herkes gizliden gizliye var olmadığından korkar; çünkü başkalarının farkına varmadığı sürece aslında o yoktur. İnsan, başkaları ondan söz ettiği -onu yücelttiği, onun sözlerini yinelediği sürece vardır.
Şu ‘’birini çok sevme’’ olayı. Benim de başıma geldi. Kötü bir deneyim. Çünkü bana bir yalanı yaşamayı öğretti. İçimden gelmezken gülmeyi, çalışmaya inanmazken çalışmayı, yaşamak için bir neden yokken yaşamayı öğretti. Onu unuttuğumda bile inanmadığım şeyleri yapma alışkanlığını, aldatmacasını sürdürürdüm. Ona rastladığımda hayatı yakaladığımı, ısırabileceğim bir şeyi elimde tuttuğumu sandım. Oysa hayatı bütünüyle elimden kaçırdım. Bağlanabileceğim bir şeye uzandım, ve hiç bir şey bulamadım. Yakalama çabasıyla, bağlanma çabasıyla ona uzandım ve sap gibi ortada kaldığım sırada aramadığım bir şeyi buldum ama.
Kendimi.