İbrahim Cebeci

İbrahim Cebeci
@Yolgezer58
Hayat
Puan vermedi·181 syf.··
2025 27. kitabı
Engin Geçtan, Hayat adlı kitabında baştan sonra insanın yaşam yolculuğunu anlatıyor. Bizi belirleyen kalıpların, davranışlarımız ve tercihlerimiz üzerindeki katkıları ve yıkımlarını, toplum bilimleriyle ilişkisini mercek altına alıyor. Hayatın nerede başlayıp nerede bittiğini, bizim ona ne değer biçtiğimizi, tercihlerimizi ve yaşantımızı gözden geçirmek adına bu kitap için ana mesajın; kendimize yabancılaşmamak olduğunu söyleyebiliriz. Bu gizemli yolculukta, tanımaktan mutlu olacağınız bir yanınızı yahut sizi daha güçlü kılacak bir yönü mutlaka bulacaksınızdır. Eğer kendine yönelmeyi, hayatı kendi içinizden anlamlandırmayı becerebilirseniz, hayat denilen bu yolculukta elinizde sonsuza dek bir pusula da olacaktır. Kendimizi şartlandırdığımız süreçlerden tutun da hiçbir amaç ve hedef belirlemeksizin yaşadığımız savruk zamanlara kadar, insanın yaşam deneyimini, yapabildikleri ve yapamadıkları ekseninde yer alan her şeyi bu kitapta bulabilirsiniz. Seçimlerimizi tesadüfen mi yoksa bilinçli mi yaptığımızı irdelerken kitabın size halı altına süpürdüğünüz şeyleri tutup göstermesi gibi güzel bir yanı var. Seçimlerin, kararların, hatta yaşam üslubunun neye göre şekillendiğini, evreni nasıl algıladığımızı, sadece insan ırkının değil tüm canlı sınıfının hayat denilen olguya nasıl katkısı olduğunu görebilirsiniz. Özellikle Engin Geçtan’ın sizi yoğunlaştırmak istediği konu ise “kuantum fiziği” Kitabın ana merkezinde bu bulunuyor diyebiliriz. Bu konunun ekseninde kent kültürü, yabancılaşma, kaos, çatışma ve savunma mekanizması, toplumsal yaşam ve adapte sorunu gibi pek çok konun da birbirleriyle ilişiğini keşfedeceksiniz.
HayatEngin Geçtan · Metis Yayınları · 20236,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsan olmak
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
İnsan Olmak, on üç bölümden oluşan ve her bölümde insanın manevi varlığına dair analizler içeren bir bütünden oluşuyor. Dünyaya ayak basan insanın, diğer insanlarla iç içe geçen yaşam mücadelesini, yüzyıllar boyunca kitleler halinde mücadele eden varlığını korumaya ve ispatlamaya çalışan bireysel ve toplumsal insan algısının, en ilkelden en modern zamanlara dek serüvenini bu kitapta görebilirsiniz. Beraber yaşam konusunda mücadele eden insan, toplumlara uyum ve itaat konusunda da büyük bir mücadele verir. Bir de yanı sıra, öz mücadelesi içinde kaybolmaya başladığında bir şeyleri anlamlı kılmak için yeni nesnelere ihtiyaç duymaya başlar. O nesnelerin ihtiyacı karşılama, var olduğu bünyenin özelliğini taşıma ve evrensel standartlara emsal olma gibi koşulların ardından, insanı içine hapseden metalara dönüşme serüveni de önemli bir noktayı oluşturuyor. İnsan ve insana dair tüm duygular aile ve toplumsal ilişkiler, bu uğurda vuku bulan olaylar ve elbette ki bunların insanlık üzerindeki yansımaları… Bu kitapta insan olan size dair her şeyi bulabilirsiniz.
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma
Rüzgarın Şarkısını Dinle
Puan vermedi·164 syf.··
2024 71. kitabı
Haruki Murakami’nin yirmili yaşlarının sonunda yazdığı bu ilk romanı, onun yazarlık serüvenini görebilmek açısından okuyucusu için önemli ipuçları verir. Yazar, yazdığı metinlerde sürekli bir hata peşinde olanların; başarılarını nasıl engellediklerini kendi yazma deneyimlerinden yola çıkarak anlatmıştır. Eserin akıcı üslubu, okuyucuyu sıkmadan anlatımın içine katmıştır. Romanın kahramanı Tokyo’da yaşayan bir üniversite öğrencisidir ve yaz tatillerinde ailesinin yanına gelir. Eser, bu yaz tatillerinden birinde geçen olayları konu edinir ve zaman zaman da geçmişe dönerek ucu açık ifadelerle okuyucunun hayal gücünü sürekli canlı tutmaya çalışır. Romanda herhangi bir edebi kaygı taşınmadan sadece yazmak istediği için yazdığını hissettiren bir yazar vardır. Murakami’nin bu romanı, daha sonraki eserlerinde yansıtmış olduğu fantastik unsurlardan uzak, sade, otobiyografi özelliği taşıyan, hayatının kırılma noktalarının görülmesi açısından okuyucuya kaynak teşkil eden, dikkat çekici bir nitelik taşır. Japon halkı Murakami’yi, kendi kültürlerini romanlarında yeterince yansıtmadığı noktasında eleştirse de yazar kendine has üslubu nedeniyle dünya çapında ilgi gören önemli edebiyatçılar arasında yerini almıştır.
Rüzgarın Şarkısını DinleHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20207,4bin okunma
Görmek
Puan vermedi·324 syf.··
2024 68. kitabı
Görmek Nobel ödüllü yazar José Saramago’nun “Görmek” isimli eseri, “Körlük” kitabının devamı niteliğinde kaleme alınmıştır. Eserlerinde genellikle alegorik anlatım biçimini kullanan Saramago, bu romanında da insana ve topluma dair meseleleri ele alırken bir toplumun gözünün açılmasının olayların seyrini nasıl değiştirebileceğini de ispatlamaya çalışır. Ülkede genelinde belediye seçimleri vardır ve seçimler, ülkenin başkentinde su baskınlarına sebebiyet verecek kadar fazla yağmurun yağdığı günlere denk gelir. Gün boyu oy kullanmaya yalnızca birkaç kişi gelir. Seçimin sona ermesine çok az bir vakit kala bütün halk oy kullanmak üzere sokaklara dökülür. Katılımın yoğunluğundan oy kullanma süresi uzatılır. Ancak sonuçlar açıklandığında büyük bir şaşkınlık yaşanır: Oyların yüzde yetmiş beşi, boş oydur. Başkentte halkın tamamı oy kullanmaya gelmiş ancak boş oy vermiştir. Hükümet, bu durumu kendisine karşı bir isyan olarak görür ve şehri terk ederek asi halkı kaderiyle baş başa bırakır. Tüm yöneticilerin beklentisi, başsız kalan şehirde büyük bir kaos oluşması ve insanların birbirine düşmesidir. Olağanüstü hâl karşısında tüm yurttaşların birbirine sığınması ve birbirini benimsemesi ise asla beklenmeyen bir sonuç olacaktır. José Saramago’nun kaleme aldığı “Görmek”, serinin ilk kitabında olduğu gibi toplumsal bir kaosun yalnızca birlik ve beraberlik ile çözülebileceği düşüncesini okura vermeyi hedefler. Eserlerinde genellikle karakter adı ve konuşma cümlelerine yer vermeyen yazar, bu kitabında da isimsiz kahramanlar üzerinden evrensel bir anlatıyı hedeflemiştir.
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,8bin okunma
Körlük
Puan vermedi·331 syf.··
2024 48. kitabı
Nobel ödüllü yazar, José Saramago’nun çok beğenilen bu eseri, bir ülkenin düştüğü kaos ortamında, bir kadının direnişini ve çevresindekileri örgütlemesiyle gösterdikleri dayanışmayı anlatıyor. Sürücü, trafikte kırmızı ışığı görmesiyle durur. Yeşil ışık yanar ancak adam hareket edemez çünkü gözleri aniden kör olmuştur. Polis yardımıyla eve giden adamı, karısı doktora götürür ancak muayenede hiçbir sonuç alınamaz. O gece kör adamı muayene eden doktor da onunla aynı muayenede bulunan başkaları da bir salgına yakalanmışçasına hızla kör olacaktır. Hükümet, ne olduğunu anlayıp bir çözüm bulana kadar körlerin karantina altında kalmasına karar verilir. Körleri toplayıp bir akıl hastanesine kapatır ve tecrit ederler. Körlük, ülkede yayıldıkça kaos oluşur. Kocasını yalnız bırakmamak için kör olduğunu söyleyerek onunla hastaneye kapatılan bir kadın, beraber olduğu körleri dayanışmaya teşvik eder. Zorlu mücadelelerinde birlikte hareket ederler ve karantina günlerinden sonra nihayet özgür kalmayı başarırlar ancak özgür kaldıkları dünya, tümüyle körlükten ibarettir. Kitap, isimsiz karakterleri ve distopik anlatımıyla körlüğü bir duyu kaybı olarak tanımlamanın çok ötesinde ele alınmaktadır. “Körlük”e göre gerçek körlük, umudun tükendiği bir dünyada yaşamaktır.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma