“Kitap sevgisi diye bir sevgi vardır sanırım. Ana sevgisi kardeş sevgisi yâr sevgisi gibi bir sevgi. Bu sevgi insanın içinde doğuştan var mıdır? Yoksa sonradan mı uyanır? Bunu bilmiyorum. Daha doğrusu ben şöyle inanıyorum: Kitap sevgisi de bütün öbür sevgiler gibi doğuştan vardır; ama uyuyordur. Onun, zamanı gelince uyandırılması gerekir.”
Gerçek gerçektir. Sen birinin canını acıtırsan, kendi canını acıtırsın. Birine yardım edersen, kendine yardım edersin. Kan ve kemik tüm insanlarda bulunur. Farklı olan yürek ve niyettir.
On küçük zenci yemeğe gitti,
Birinin lokması boğazına tıkandı.
Kaldı dokuz.
Dokuz küçük zenci çok geç yattı,
Sabah biri uyanamadı.
Kaldı sekiz.
Sekiz küçük zenci Devon'a gezmeye gitti,
Biri geri dönmedi.
Kaldı yedi.
Yedi küçük zenci odun kırdı,
Biri baltayla kafasını yardı.
Kaldı altı.
Altı küçük zenci kovanla oynadı,
Birini yabanarısı soktu.
Kaldı beş.
Beş küçük zenci hukuka merak sardı,
Biri yargıç oldu.
Kaldı dört.
Dört küçük zenci denize yüzmeye gitti,
Birini kırmızı balık yuttu.
Kaldı üç.
Üç küçük zenci hayvanat bahçesine gitti,
Birini büyük bir ayı kaptı.
Kaldı iki.
İki küçük zenci güneşte oturdu,
Birini güneş çarptı.
Kaldı bir.
Bir küçük zenci yapayalnız kaldı,
Gidip kendini astı.
Ve kimse kalmadı...