“Bir insanın kişiliği hiçbir zaman düz bir yola benzemez; başkalarının fark etmediği, geçmekte zorlandığımız tuhaf, kaçınılmaz dolambaçlarla bizi şaşırtır.“
“Bilgelik dışarıdan alınmaz; onu bizim adımıza kimsenin katedemeyeceği bir mesafeyi aştıktan sonra, kendimiz bulmak zorundayızdır; çünkü bilgelik olaylara, dünyaya bir bakış açısıdır. hayran olduğumuz hayatlar, soylu bulduğumuz tavırlar, ailenin babası veya öğretmen tarafından tanzim edilmemiştir; çok farklı başlangıçları olmuştur; etraflarında hüküm süren kötülük ve bayağılıktan etkilenmişlerdir. Bir mücadeleyi ve zaferi temsil ederler.“
“İnsan bir kişiden hoşlanabilir. Ama aşkı hazırlayan oh hüznün, o telafi edilmezlik duygusunun, o iç daralmalarının ortaya dökülmesi için, bir imkansızlık ihtimali gereklidir (belki de bu yüzden, tutkunun kaygıyla kucaklamaya çalıştığı hedef, Bir kişiden ziyade, aşkın kendisidir).
“Boşluğa selam verilen, yanılgı içinde hükme varılan yarım yamalakların dünyasında yaşıyordu. Bu dünyada, yetersizlik ve yanılgı, güveni azaltmaz; aksine arttırır. Çok az sayıda insan parlak ilişkilere, derin bilgilere sahip olabildiğinden, bunlardan yoksun olanlar, izzetinefsin sağaltıcı bir mucizesiyle kendilerini en imtiyazlı durumda zannederler; çünkü toplumun basamaklarının öyle bir perspektifi vardır ki, her kademedekiler kendilerini en iyi konumda görürler ve tanımadan adlandırırp iftira ettikleri, anlamadan yargılayıp küçümsedikleri en soylu insanları kendilerinden daha ayrıcalıksız, daha kısmetsiz, daha acınacak durumda bulurlar.“