Üç dakika öncesine kadar bu kızın sesini
duymamış, yüzünü görmemiştim. Adını
bilmiyordum, varlığından bile haberim yoktu. Bismillah demeden daha, benliğimi ilelebet
fethetmişti. Bizi birbirimize bağlayan ezeli bir yemin deşifre olmuştu sanki.
Sayfa 33 - APRIL YAYINCILIK 1. Baskı Eylül 2018 .·Kitabı okudu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir adamı, erkek olduğuna şükrettirecek türden bir kadındı. Sesi öyle harikaydı ki, cehennemde konser verse, dinlemeye seve seve giderdim! Gözleri kuyudan yeni çekilmiş zemzem kadar manalı ve berrak. O gözlere bakmak, kainatın penceresinden paralel evrenin bahçesini seyretmek gibi. İçimde melekler çiçekleri suluyor, ütü yapıyordu sanki. Saçları, köpürtülmüş zambak demeti. Böylesine güzel olabilmek için, tabiat kanunlarındaki boşluklardan faydalanmış besbelli. Yuvarlak hatları, evrimin altn halkalarından müteşekkil, Asırlar boyunca, atalarının nesilden nesle geçen seksiliği, onda son şeklini bulmuştu. Eteği, tutuşmuş sancak gibi dalgalanarak anbean kısalıyordu sanki. Cidden ateşliydi. Ayaklarını soksa, Atlas Okyanusunu kaplıcaya çevirir. Meyve aromalı dudakları aralandı: "Buyurun, ne istemiştiniz?" Sözleri, şarkının devamı gibiydi.
Sayfa 31 - APRIL YAYINCILIK 1. Baskı Eylül 2018 .·Kitabı okudu
“Bir şey bilmeyenlere elinizden geldiği kadar eğitim ve öğretimde bulununuz. İnsan cemiyeti, insanlara esasen lazım olan ilim ve terbiyeyi parasız olarak vermemekle suçludur. Gecenin karanlığı gibi, fikirler de cehlin karanlığı ile dolmuştur. Bu cehl (cahillik) her fenalığa yatkınlık bahşeder. Bir günahı işleyen kabahatli değildir, asıl kabahatli bu cehaleti ortadan kaldırmaya çabalamayanlardır.”
Sayfa 25 - Ötüken Neşriyat, İstanbul, Nisan 2013·Kitabı okudu