Kübra

... filozof geçinen zat, bir gün kendisine şöyle hitap etmiştir: - Dünyaya bir kere ibret nazarıyla bakınız. İnsanlar birbirleriyle boğuşuyorlar. Her tarafta savaş ve çekişme var... En kuvvetliler ise, fikir ve zekâ sahipleridir. Sizin “Birbirinizi seviniz!” şeklindeki tavsiyeniz ahmaklığın ve cinnetin ta kendisidir! Piskopos hiç cedelleşmeye girmeden şu karşılığı vermiştir: - Eğer tavsiyem bir hamakat ve cinnet eseri ise, ruh da onda, bir istiridye içinde bulunan inci tanesi gibi saklı demektir.
Sayfa 82 - Ötüken Neşriyat, İstanbul, Nisan 2013·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kâinat, kendisine büyük bir hastalık gibi görünüyordu.
Sayfa 82 - Ötüken Neşriyat, İstanbul, Nisan 2013·Kitabı okudu
Alıntı
Çeviri Kıyası 2
"Düşüncelerin ucu bucağı yoktur. Türlü türlü mücadeleler ve tehlikeler içinde belirginleşir. Düşünceler yüksek bir reaksiyon şeklinde tabiatı aydınlatıyor denilebilir. Bizi kuşatan o sırlar dolu kâinat, aldığını bize geri verir. Pek muhtemeldir ki, seyir ve temaşa edenler, yine seyir ve temaşa olunurlar. Her ne olursa olsun yeryüzünde insanlar vardır, lakin acaba bu kişiler, mutlaklığın yüksekliklerinde ve nihayetsizliğin şahikaları ve yücelikleri üzerinde, tahayyül ufuklarının derinliklerinde ulvîliği gözlemleyebilen adamlar mıdır? Bize kalırsa, bunlar ancak nihayetsizlik içindeki ürkütücü cebelleri gözlemlerler."
Sayfa 81 - Ötüken Neşriyat, İstanbul, Nisan 2013·Kitabı okudu
Alıntı
Çeviri Kıyası 1
Zekâ ve irfan sahibi kişiler tecridin (uzlet halinin) ve saflaşma teorilerinin derinliklerinde ve şaşırtıcı sonsuzluğunda, muğlak meselelere üstün gelen fikirlerini ve kulluk duygularını Huda-yı Lemyezel hazretlerine sunarlar. Bu gibilerin yakarışları sohbetten, kutsamaları ise soru sormaktan ibaret olup insanı doğruca hedefe ulaştıran yol da ancak budur.
Sayfa 81 - Ötüken Neşriyat, İstanbul, Nisan 2013·Kitabı okudu
Alıntı
Milli Mücadele
Böyle bir resmi ideoloji oluşturulmasının nedeni, Cumhuriyeti kuran kadroların tarihsel olarak geri (askeri ve sivil bürokrasi, ayan, eşraf, ağa, şeyh, komprador burjuvazi vb.) sosyal sınıflara dayanmış olmasındandır. Eğer bir ideolojinin gücü temsil ettiği toplum sınıflarının (burada hakim sınıfların) gücünün ideolojik plana yansımasıysa, emperyalizm çağında bu sınıfların ilerici bir rol oynamaları olanaksızdı. Cumhuriyeti kuran kadroların bu niteliği veri olduğunda, ideolojik boşluğun resmi ideoloji ile doldurulması bir "zorunluluk"tu. Böyle bir resmi ideolojiye dayanak yapılacak şeyler de sınırlıydı. Bunu: a) Mustafa Kemal'in kişiliği etrafında bir kişi kültü yaratarak; b) Milli Mücadele'yi "yeni" yönetici sınıfın ihtiyaçlarına uygun olarak yorumlayıp, olduğu gibi değil de, mülk sahibi sınıfların "olmasını istedikleri" gibi yeniden yazdırarak; c) Tek Parti dönemi "İnkılaplar"ının önemini abartarak, "gerçekleştirdiler."
Sayfa 23 - Yordam Kitap, 2. Basım, Mart 2019·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset