"Neden, diye sormuştu Deleuze, her aşk, her yaşantı, her olay bizi yaralıyor, paramparça ediyor? Neden bütün olaylar hep bir salgın, savaş, yaralanma ya da ölüm türünden?" Hiçbir zaman olayla eşitlenemiyoruz, diyordu Deleuze - hep ya çok erkeniz ya da çok geç kalıyoruz; ya çok aceleciyiz ya çok pasif, ya çok ilerdeyiz ya erişemeyecek denli uzakta.
Ya şu:"Bana çok zayıf, kırılgan gelen hayatım, kayıp gidiyor elimden" ; ya da bu: "Hayata karşı zayıf olan ben kendimim, beni altüst eden, benimle hiçbir alakası olmayan biricik şeylerini ortalığa döküp
saçan hayat."
Tanrı erkeği daha güçlü, kadını daha zayıf yarattı. Erkek cesur doğası nedeniyle savunmaya, kadın ise çekingen doğası nedeniyle daha çok eve bakmaya hazırdır. Aynı şekilde erkek eve erzak getirirken kadın onları güven içinde tutar. Yine her ne kadar güçlüklere dayanma becerileri olmasa da el sanatları konusunda kadına sabır verilmiştir. Kadınlara bu aşağı işler verilirken erkeklere her türlü zorlu işlere yetecek olan dinçlik bahşedilmiştir. Çocuk yetiştirilmesi söz konusu olduğunda farklı açılardan da olsa iki taraf birlikte katkı verebilir. Kadın beslenmeyle erkek ise eğitimle ilgilenmelidir.
Tanrı erkeği daha güçlü, kadını daha zayıf yarattı. Erkek cesur doğası nedeniyle savunmaya, kadın ise çekingen doğası nedeniyle daha çok eve bakmaya hazırdır. Aynı şekilde erkek eve erzak getirirken kadın onları güven içinde tutar. Yine her ne kadar güçlüklere dayanma becerileri olmasa da el sanatları konusunda kadına sabır verilmiştir. Kadınlara bu aşağı işler verilirken erkeklere her türlü zorlu işlere yetecek olan dinçlik bahşedilmiştir. Çocuk yetiştirilmesi söz konusu olduğunda farklı açılardan da olsa iki taraf birlikte katkı verebilir. Kadın beslenmeyle erkek ise eğitimle ilgilenmelidir.