Bizimde halletmemiz gereken çok acı vardı. Bu yüzden bizim de ıstırabın tamamıyla yüzleşmemiz, zayıflık ve kaçamak gözyaşı anılarını asgaride tutmamız gerekiyordu fakat gözyaşlarımızdan utanmamızın gereği yoktu; çünkü gözyaşları insanin cesaretlerden en büyüğü olan acı çekme cesaretine sahip olduğunun kanıtıdır. Bunu pek azı fark etmistir. Bazıları utanarak anladıklarını itiraf ederler; tıpkı ödemden nasıl kurtulduğunu sorduğum yoldaşımın itirafı gibi:" ağlayarak içimden attım."
-Oğlum Behçet, sen bir medeniyetin iflâsı nedir, bilir misin?dedi. İnsan bozulur, insan kalmaz: bir medeniyet insanı yapan manevi kıymetler manzumesidir. Anlıyor musun şimdi derdin büyüklüğünü... Cahilsin; okur, öğrenirsin. Gerisin; ilerlersin. Adam yok; yetiştirirsin, günün birinde meydana çıkıverir. Paran yok, kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.