* SAHTE KAHRAMANLARIN HEYKELLERİNİ DİKENLER, GERÇEK KAHRAMANLARI NEDEN UNUTTURDULAR ?
Çırpınırdı Karadeniz, Kafkas İslam ordusu marşı ve Kafkasya dağlarında çiçekler açar marşları O'nun için bestelenmişti.Tarihin gizli sayfalarında kalmış bir isim: Nuri Killigil Paşa.
O, Bakü fatihi diye anılan, Enver paşa'nın kardeşi NURİ (KİLLİGİL) PAŞA'dır
Resimde gördüğünüz minik tabutta yatan kişi, gözükara bir subay, idealist bir memleket sevdalısı, hayatı silahlarla geçmiş, gerçek bir silahşor, Türk savunma sanayisinin temellerini atan, itilmiş, horlanmış ve unutulmuş, unutturulmuş bir kahraman, Enver Paşa'nın öz kardeşi Nuri Killigil Paşa.
Kafkas İslam Ordusu Komutanı olarak, Ermenilerin ve Rusların işgalindeki Bakü’yü kurtardı. Bu zaferden sonra Azerbaycanlılar tarafından adına destanlar, şarkılar yazıldı
ve “Bakü Fatihi” olarak tanınmaya başladı. 1925 yılında Atatürk’ün imzasıyla Yarbay rütbesiyle emekliliği onaylandı. 1929’da devlet tarafından İstiklal Madalyası’na layık görüldü. Silah imal etmek en büyük hayaliydi.
Gençliğinde ağabeyi Enver Paşa'ya, "Ağabey bırak beni silah imal edeyim." demişti. Açtığı fabrikada silahlar üretmeye başlıyor. Tabancaları (Killigil) dünyanın en iyi 20 silahı arasında sayılıyor. Gidip Sütlüce’de muhteşem bir fabrika kuruyor.
Yeni tezgâhlarla hızına hız katıyor. Nuri Killigil’in bu başarıları, Türkiye’nin milli ve yerli bir savunma sanayisi olmasını istemeyenleri rahatsız etti
ve, 2 Mart 1949, Saat 17.10. Killigil tesislerinde artarda üç patlama yaşanıyor.
Sabotajcılar önce kimyahaneyi uçuruyor. Ardından cephane parlıyor. Bu menfur saldırıda 27 kardeşimiz şehit oluyor.
Nuri Paşa’nın naaşı 20 gün sonra Haliç’te su yüzüne çıkıyor. Patlamadan sonra Nuri
* SAHTE KAHRAMANLARIN HEYKELLERİNİ DİKENLER, GERÇEK KAHRAMANLARI NEDEN UNUTTURDULAR ?
Çırpınırdı Karadeniz, Kafkas İslam ordusu marşı ve Kafkasya dağlarında çiçekler açar marşları O'nun için bestelenmişti.Tarihin gizli sayfalarında kalmış bir isim: Nuri Killigil Paşa.
O, Bakü fatihi diye anılan, Enver paşa'nın kardeşi NURİ (KİLLİGİL) PAŞA'dır
Resimde gördüğünüz minik tabutta yatan kişi, gözükara bir subay, idealist bir memleket sevdalısı, hayatı silahlarla geçmiş, gerçek bir silahşor, Türk savunma sanayisinin temellerini atan, itilmiş, horlanmış ve unutulmuş, unutturulmuş bir kahraman, Enver Paşa'nın öz kardeşi Nuri Killigil Paşa.
Kafkas İslam Ordusu Komutanı olarak, Ermenilerin ve Rusların işgalindeki Bakü’yü kurtardı. Bu zaferden sonra Azerbaycanlılar tarafından adına destanlar, şarkılar yazıldı
ve “Bakü Fatihi” olarak tanınmaya başladı. 1925 yılında Atatürk’ün imzasıyla Yarbay rütbesiyle emekliliği onaylandı. 1929’da devlet tarafından İstiklal Madalyası’na layık görüldü. Silah imal etmek en büyük hayaliydi.
Gençliğinde ağabeyi Enver Paşa'ya, "Ağabey bırak beni silah imal edeyim." demişti. Açtığı fabrikada silahlar üretmeye başlıyor. Tabancaları (Killigil) dünyanın en iyi 20 silahı arasında sayılıyor. Gidip Sütlüce’de muhteşem bir fabrika kuruyor.
Yeni tezgâhlarla hızına hız katıyor. Nuri Killigil’in bu başarıları, Türkiye’nin milli ve yerli bir savunma sanayisi olmasını istemeyenleri rahatsız etti
ve, 2 Mart 1949, Saat 17.10. Killigil tesislerinde artarda üç patlama yaşanıyor.
Sabotajcılar önce kimyahaneyi uçuruyor. Ardından cephane parlıyor. Bu menfur saldırıda 27 kardeşimiz şehit oluyor.
Nuri Paşa’nın naaşı 20 gün sonra Haliç’te su yüzüne çıkıyor. Patlamadan sonra Nuri
Çaresizlik çok derin bir kuyuydu ve insana asla yapmam dediği birçok şeyi kolayca yaptırırdı. Beyin bu tarz durumlarda en saçma fikirlere bile inanacak kadar çocuk olurdu.