Zozann

Kiralık Konak
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2023 20:58
Kiralık Konak romanında yanlış batılılaşmanın eşiğinde olan alafranga bir karaktere ruh veren "Seniha" isimli kahramanı ele alacağım... Seniha, batılılaşmayı yanlış değerlendiren, bir an önce modernleşmeye ve gösterişli olmaya çalışan ama aynı zamanda Naim Efendi ile dedesi arasında kuşak çatışması yaşayan bir görüntü yansıtmaktadır. Seniha'nın tabiatında alaycılık ve şuhluk ön plandadır. "Asır sonu" olarak da tabir edilen şımarık bir kızdır. Romanda iki çeşit Seniha vardır: Birincisi başka insanlara benzemeyen, kişiliği kendine özgü olan "birey" Seniha; ikincisi ise olumsuz bir örneğe benzemeye çalışan ve dolayısıyla bir "tip" olan Seniha. Eğer Seniha için "Yanlış batılılaşmanın vücut bulmuş hali." dersem yanılmış olmam. Çünkü her ne kadar bulunduğu yerde var olan diğer insanlardan daha geniş ufka sahip olsa da, sonuçta ayak uydurması gereken toplum ve dönemin şartları apaçık ortadadır. Seniha, doğu toplumunda her genç kızın hayalini kurduğu fakat toplumsal etkenlerin buna engel olduğu hayatı istiyordu. Seniha tam anlamıyla tüm dünyayı ve dünyanın içindeki her şeyi isteyen bir kişiliğe sahipti. Genelde kendini bir tiyatro oyununun başrolü gibi görüyor, ki rol kesme konusunda da ne kadar istekli ve başarılı olduğunu da gözler önüne seriyordu. Kafasında kurduğu mükemmeliyet anlayışını hayata geçirmek istiyordu ve bunun en kestirme yolu onun için zengin koca ya da zenginlikti. Ailesini, ahlâki normları da buna engel görmüyordu. Fakat ailesini, kendi zevkleri için ezip geçse de başı sıkıştığı ilk anda ailesinden yardım istemekten de kaçınmıyordu. Varsayımda bulunacak olursam; Seniha'nın bahsettiğim bastırılmış duygularla, özgürlüğünün kısıtlanmasıyla ya da arzuladığı hazları yaşayabilmekle alakalı problemleri yok. Hatta Seniha Büyükada'da Faik Bey ile evlilik dışı bir
İnceleme
Kiralık KonakYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202321,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ateşten Gömlek
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
65 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2023 11:35
Ateşten Gömlek adlı eser için roman demek yerine Halide Edip Adıvar’ın tanıklığı demek daha doğru olabilir. Roman içerisindeki Ayşe karakterinin Halide Edip’i temsil ettiğini söyleyebiliriz. Halide Edip Adıvar, Kurtuluş Savaşı içerisinde yer alan ve bu mücadeleyi destekleyen bir şahsiyettir. İstanbul’un İngilizler tarafından işgal edilmesinin hemen ardından hakkında tutuklama kararı çıkarılan kişiler arasında Mustafa Kemal başta olmak üzere Doktor Adnan Adıvar ve eşi Halide Edip Adıvar’da vardır. Romanda anlatılan olaylar içerisinde Sultan Ahmet mitingi, kağnı ile Anadolu’ya yapılan yolculuk, eşyaların nasıl saklandığı veya cephanelerin nasıl taşındığı gibi olaylar ayrıntılı bir şekilde işlenir. Bu durum romanın asıl vermek istediği mesajı açıkça göstermektedir. Aynı zamanda okuyuculara Halide Edip Adıvar’ın bahsettiğimiz olayları bizzat yaşamış olabileceğini düşündürebilir. Ancak bu ayrıntılı anlatım romanın akışını bozmaktadır. Kurtuluş Savaşını konu alan romanlar çoğunlukla bu dönemi araştıran ve bu döneme tanıklık etmemiş yazarlar tarafından kaleme alınmıştır. İngilizce çevirisini Halide Edip Adıvar’ın yaptığı Ateşten Gömlek romanı Halide Edip’in tanıklığı ve yaşanmışlıkları ile kendini diğer romanlardan ayırmaktadır. Halide Edip, Kurtuluş Savaşı’nı konu alan bir roman yazmayı düşünmektedir. Kurtuluş Savaşı sonrası evine misafir olarak gelen Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Anadolu ile ilgili bir roman yazacağını ve romanın adının Ateşten Gömlek olacağını söyler. Ateşten Gömlek ismini çok beğenen Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’ndan daha hızlı davranarak Ateşten Gömlek adlı romanını yayımlar. Anlattığımız bu olayı Halide Edip Adıvar, Ateşten Gömlek adlı romanının giriş kısmında “Yakup Kadri’ye” başlıklı yazısında anlatmaktadır. Halide Edip Adıvar, Ateşten
Edebiyat-Tahlil
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202030,3bin okunma
Yaban
Puan vermedi·214 syf.··
2022 8. kitabı
Yakup Kadri, Yaban romanını "tarihi ve sosyal bir problem şeklinde gündeme getirir.” Köylülere göre Ahmet Celal bir yabandır. Konuşması, tavırları, kısacası her şeyi onların tavırları dışındadır. Ahmet Celal, hayatındaki bir takım olumsuzluklardan kurtulmak adına Mehmet Ali’nin köyüne gider. Burada köylülerin arasına karışarak, yenilenmeyi unutmuştur. Ancak daha sonra bunun yazgı olduğunu fark eder. Bu şekilde de Yakup Kadri, konuyu sosyal bir boyut haline getirir. Yargıladığı Türkiye’nin aydın kısımlarıdır. Yaban ile birlikte Yakup Kadri, bu eseriyle düşler ülkesi gibi bir görünüm arz eden köy edebiyatını yıkar. Yaban incelemesi Yakup Kadri’nin Yaban adlı eseri, gerçekçilik akımına uygun olan bir eserdir. Emile Zola ve Honore de Balzac’tan etkiler taşıdığı görülmektedir. Eserde özellikle de köylü kahramanların anlatılışında natüralizm akımının izleri de görülmektedir.
Edebiyat
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,5bin okunma
Kara Kitap
Puan vermedi·423 syf.··
Beğendi
·
2022 33. kitabı
Kara Kitap, Türk Edebiyatının en çok tartışılan romanlarından biridir. Postmodern anlayışla yazılan kitap, aşk ve kimlik arayışı üzerine kurgulanmıştır. Daha önceleri de farklı zamanlarda farklı yazarlarca işlenen bu konu Orhan Pamuk’ta alışılmışın dışına çıkarak okuyucuyu sarsıcı bir nitelik kazanıyor. Roman sadece 80’li yılları anlatmıyor, aynı zamanda bu dönemi hazırlayan nedenler üzerinde de duruluyor. Romandaki olaylar zinciri, analizler ve düşünce yazılarıyla kesintiye uğrasa da düşünmeyi seven okurlar için bulunmaz bir kitap özelliği taşıyor.
Edebiyat
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma
Eskici ve Oğulları
Puan vermedi·444 syf.··
Beğendi
·
2022 32. kitabı
Orhan Kemal'in yapıtının adının “Eskici ve oğulları” olması romanın bu üçlü üzerine kurulması üzerine düşünmek gerekir. Aslında eskicinin Zeliha adında bir kızı da olmasına rağmen romanın adında bile onun adı, cinsiyeti yoktur. 1940’ların Türkiye’sinde ana geçim kaynağı toprak olan, pamuk olan Adana’da feodal kültürün, erkek egemen anlayışın yansıması kitabın başlığına da sinmiştir. Yine eskicinin bir adının olmayışı da dikkat çekici. Roman boyunca yapıtin odak figürü olan eskici “topal eskici” olarak adlandırılmıştır. Mesleği ve fiziksel özelliğiyle. Anlatıcı okurun, odak figürün özellikle bu yönünü seçmesini istemiştir. Eskici makineleşmeyle ve fabrikalaşmayla birlikte yaşamın ağır koşullarına direnen ve giderek emekçileşen zanaatkar grubunu temsil etmekte, takma bacağı ise yine bir savaşın yadigârı olarak ömür boyu yanında taşıyacağı bir yapay organ olarak kalacaktır. İşin kötüsü uğruna savaştığı ve bir bacağını verdiği o vatanda yaşayanlar ona hak etmedikleri şekilde muamele etmektedir. Bu durum eskicinin ağrına gitmektedir. Yapıttaki kişiler ve özellikleri şöyle sıralanabilir: Topal Eskici: Bir bacağını savaşta kaybetmiş, her gece içen, ağzı bozuk, sahibi olduğu dükkanda iki oğluyla çalışan bir ayakkabı tamircisi. Sürekli gelgitler yaşamaktadır. Sonunu düşünmeden çabuk sinirlenmekte, ağır sözler söylemekte, sonra da bu yaptığından pişman olmaktadır. Anlatıcı eskiciye bir ad koymamıştır. Bir bacağını Trablusgarp savaşında yitirmiştir. Savaştan döndükten sonra makineleşmeyle ve karşısında başka bir dükkan açan diğer eskiciyle rekabet edememekteyse de eski dükkanında kıt kanaat geçimini sağlamaya çalışmaktadır. Bacağının yokluğu, zengin bir sülaleden gelip yoksulluk içinde yaşamak zorunda kalışı, geçmişe duyduğu özlem, devletin kendisi gibi gazileri kayırmıyor
Edebiyat
Eskici Ve OğullarıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20178,5bin okunma