Sabahları deden evden ayrılırken, ben uykuda olurdum. Beni uyandırmamak için, ayaklarımdan öperdi usulca.
Mendilimi, kokumu gün boyu duymak için hep göğüs
cebinde taşırdı.
Karşıma çıkmayacaktınız.
Karşımda bir resim gibi şimdi
Kurmadığım düşlerin çizdiği, siz
Hem gözüme hem düşünceme
Çakılıp kaldınız
Beni benden çıkardınız
Beni benden aldınız
Göz görmeye-görmeye
Bir uzağa bıraktınız
Kendime dönmeye artık çok geç.
Bundan dolayı, her türlü efendi, hizmetçileriyle daha elverişli pazarlığı, ucuz yıllardan ziyade pahalı yıllarda yapar; onları ucuzluk yıllarında değil, pahalılık yıllarında daha alçak gönüllü, daha muhtaç bulurlar.