“Mutluluk o kadar da ulaşılmaz değil. Mutluluk denilen şey geçmişimizde ya da uzak geleceğimizde beklemiyor. Hemen gözlerimizin önünde duruyor. O günkü bira gibi, bugünün ayva çayı gibi.”
“Ben insanların, farklı yaşadığı günler boyunca o hayatı yaşadığını düşünüyorum. Yani bir günün aynısını binlerce kez yaşamışsan, aslında binlerce gün değil bir gün yaşamış gibi oluyorsun. Ne kadar birbirinden farklı günlersin varsa o kadar uzun bir ömre sahip oluyorsun.”
“İçimizde bizi hiç rahat bırakmayan, bizden sürekli bir şeyler isteyen, verdikçe alan, aldıkça istekleri durmadan değişen, arsız mı arsız bir şeyler var. Her istediğini versen bile rahat durmaz. Her şeye çok çabuk sahip olmuş şımarık çocuklar gibidir. Bu sefer de verdiklerinden bıkar, onlardan usanır, olmayanın peşine düşer. Adına mutluluk dediğimiz şey işte o olmayandır. Olmayanın peşinde düşüp bir ömrü böyle geçirmek nasıl bir seçimse, bu gerçeği bir an önce fark edip mutlululuğu kendi içimizde keşfetmek de bir o kadar bilinçli bir seçimdir.”