Merve

Merve
@_MerveeNur_
♡ Kitaplar gül fışkırıyor olmalı, ruhuma kitaplar ve güller sinmiş... Ali Haydar HaksalAli Haydar Haksal ○ Fotoğraflar bana aittir izin(siz) almayınız..! ☆ İnsan, tamamladıkça tamamlanır. Bazen bir insanı, bazen de bir kitabı.
40 kütüphaneci puanı
1347 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Neyin haberi?
Puan vermedi·64 syf.·
2024 58. kitabı
Duymaya hazır olmadığımız ve hiç bir zaman olamayacaklarımızın mı, anlamak istemediklerimizin mi ya da kulaklarımızı tıkadığımız hakikatin haberi mi? Üstümüze sinen sağırlıktan hiç şikayetçi olmadığımız aşikâr, hal böyleyken duymuyor ve anlamıyor oluşumuzu da garipsemiyoruz.. -İnceleme görünümlü iç döküş oldu bu :) Okuduğum diğer Halil Cibran kitapları gibi düşündürdü... Durup düşündüm ya da düşünüp durdum. Kısa öykülerin anlatıldığı yaşamdan kesitleri kapsamış derin, anlamlı, akıcı ve anlaşılır (anlamak isteyen için) bir dili var.. Hayatın kalın sayfalarından alıntılanmış ince bir kitap.. Yazarın kalemini sevenler için bu incelik tartışılır, az sayfalı ama çok anlamlı.. Kitaptan alıntılar; "Yolculuklarımdan birinde bir adada, habire toprak yiyip kana kana deniz suyu içen, insan başlı ve demir toynaklı bir canavar görmüş, uzunca bir süre onu seyretmiştim. Sonra yanına yaklaşıp, "Sen hiç doymaz mısın?"diye sormuştum. "Karnın hiç doymaz mı? Susuzluğun hiç geçmez mi?" "Evet, karnım tok," diye yanıtlamıştı. "Hatta yiyip içmekten yoruldum. Ama yarın yiyecek toprak ve içecek deniz suyu olmamasından korkuyorum."(s.25 )" -Neyseki bir canavarın hikayesi,insan böyle mi! :)) "Yalnızlığımın ötesinde başka bir yalnızlık var; yalnızlığımın yalnızlığı kalabalık bir pazaryeri, sessizliğim seslerin tantanası." (s.57) "Zayıfları sevdiğimi söylediniz, çünkü size göre güç sadece gücü severdi. (s.61) "Şimdi artık beni seviyorsunuz. Çünkü sizi okşayan kılıçları ve yüreğinizi deşen okları seviyorsunuz. Yaralanmak sizi rahatlatıyor; sadece kendi kanınızla sarhoş oluyorsunuz."(s.63)
Edebiyat
HaberciHalil Cibran · Martı Yayınları · 20213,119 okunma
Reklam
Belki biraz.
9/10
·116 syf.·
2022 54. kitabı
Umut... Ne kadar da çok ihtiyacımız var bu kelimenin varlığına ve hissettirdiklerine. Eser tiyatro türünde yazıldığı için, bu türde okumayı sevmeyenler için biraz zorlayıcı veya sıkıcı olabilir. (Özellikle de cümle aralarındaki eylemler) Ama yazarın kalemini, dilini sevenler yan yana gelmiş sadece iki kelimenin bile ne çok şey anlattığını biliyordur. " Tiyatro, edebiyatın, başka bir anlatımla sözün eyleme dönüşmesidir. Ne şiirde, ne öyküde, ne romanda bulunmayan bir işlev yüklenmiştir oyuna. Bu da, oyunda anlatımın ancak eylemle olabileceği gerçeğine götürüyor bizi. Söz'ün de gide gide azaldığı bir döneme gelip durduk. İnsanların, çok konuşmaktan bıktıklarını görüyorum. Dinlemekten de. Ne yapmalıyız bu durumda? Umut’u yazmadan önce çok düşündüm bunun üzerinde. Öyle bir teknik uygulamak gerekiyordu ki, söz’le arası açılmış insanı, yeniden onunla barıştırabilelim." Kitabı okurken sanki bir kaç insanın ya da tek kişinin sesli düşünmelerine şahit oluyormuşçasına bir hissiyat var. Kişiler arası diyalogların yanında sustuklarını belirten açıklamalar bile az sözle çok şey anlatır nitelikte. Sahne zihinde canlanıp insanı içine çekiyor ya da alıp başka düşünce diyarına götürüyor. Alıntıları çizerken ve paylaşırken çok keyif aldım okudukça hissiyatı derinleşti. "Nasılsınız?" deyin. Bu, sorularınızdan birisi olsun. Ne yitirirsiniz? (s. 14) Hiç getirmiyorlar uslarına... Bir mahşer olgusunu. Donuk donuk ölüyorlar. Gördüm yığıyorlar eşyaları. Başları çevrilmiyor göğe. (s.72) Çürüyor kişiliğiniz. Birbirinize yönelteceğiniz sorular, kişiliğinizdeki bu çürümeyi geciktirebilir. Çürüme, diş çürümesine benzetilse de, sonuç çok farklı. Çürük bir diş çekilip atılıyor. Çürümüş kişiliğinizden kurtulabiliyor musunuz? (s. 15) Hep bir kelime var dilimin ucunda söylemek istediğim.
Tiyatro
UmutNuri Pakdil · Edebiyat Dergisi Yayınları · 2014437 okunma
10/10
·207 syf.·
2022 7. kitabı
Kimi insan ne aradığını bilmeden, kimi de bilerek hep bir şeyler arar durur. Bulmak mı? Nasip... Herkesin bir arayış içinde olduğu bir dünyada bir anlam arayışının öyküsü... Kalabalıklar içinde yalnız büyüyen ve hep bir arayış içinde olan Nur'un hakikati arayışını, hidayeti bulmasını konu almış. Diğer okuduğum Mustafa Kutlu hikayelerine göre daha akıcı buldum bu kitabı. Sonunda böyle bitmeseydi dedirtse de beğendim. Okumaya değer ve belki de herkese bir arayış içinde olduğunu hatırlatması bakımından da düşündürücü ve faydalı olur. Umut kalbimizde bir kuştur, sürekli öter. .(s, 90) İçinde bir ses: "Kurtulmak için kurtarmak lazım".(s, 198) — Nasip diye bir şey var, inanacaksın. "Ne lazımdır sana gezmek Semerkand'ı Buhara'yı / Sana taksim olan kısmet bulur arayı arayı. (s, 178) — Ara kızım ara. Aramakla bulunmaz ama bulanlar ancak arayanlardır..(s,162) Az uyuyor Nur. Gece namazlarını kılıyor. Sabahın seherinde bahçeye çıkıp bülbül dinlemeyi, sessizliği koklamayı, Allah'ın ayetlerinden olan Kâinat Kitabı'na bakmayı seviyor. Sanki o anlarda kalbi açılıyor.. (s, 165) Mustafa KutluMustafa Kutlu
Edebiyat
NurMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 20144,908 okunma
9/10
·216 syf.·
2021 107. kitabı
Dikkat spoiler içerir, kitabın ismine bakıp sadece anne babalar okuyabilir sanılmasın!. Herkes okumalı.. Kendi içinde bir yolculuğa çık ve o küçük çocuğun elinden tut seni nereye götürürse.. Bazı yaraların sadece kapanmaya değil tedaviye de ihtiyacı vardır. Bir annenin kendi çocukluğundaki travmaları bilinçaltı aktarım yoluyla kendi çocuğuna da aktardığını fark etmesi yüzleşmesi ve diğer aşamalarından bahsediyor kitapta. Hayatta güzel şeyler dinledikçe ve anlamaya çalıştıkça olur ve bu kitapta buna bir adım. Kitabı okuduktan sonra bazı olaylara karşı farklı bir bakış açısı oluşuyor istemsizce. Yüzleşme, kabullenme kısmı zor iyileşme kısmı ise daha zor ve zaman alıyor. Kitap çözüm önerileri sunuyor bunların bazılarını doğru bulmasamda farkındalığı bile çok şey kazandırdı. Kitabın arka kapağından: "Bu kitap sadece ebeveynler için değil, başından bir çocukluk geçmiş herkes için yazılmıştır." Kitaptan alıntılar: Sigmund Freud, "Vücut asla yalan söylemez," demiştir. Vücudumuz ebeveynlerimizin bize nasıl davrandıklarını düzenli olarak kaydetmiştir. Bu bilgileri hayatta kalmak ve uyum sağlamak için kullanır. (S. 15) "Bilinçaltımızın sesine kulak vermedikçe bilinçaltımız geçmişte bize yapılanı o en derinden, adeta istemsizce gelen davranışlar yoluyla önce kendimize sonra dünyaya deklare eder. Amacı orda bir yerlerde sıkışıp kalmış ve artık vadesi dolmuş acı verici duyguları yaşamamız suretiyle sonlandırmaktır." (S. 59) Bilinçli zihnimiz ile sadece belli başlı anılarımızı hatırlarız. Oysa bilinçaltımız var olduğu andan itibaren beş duyu yoluyla algıladığı her şeyi kaydeder. Kaydettiği tüm bu veriler bilinçli olarak hatırlanmasa bile hayatımıza yön verir, hatta belki bilinçli zihnimizden de çok... (S. 15) Acı verici tüm anılar bilinçten çıkarılmış ve hatırlanması
İnsan ve Toplum
Bilinçaltınızdan Gelen EbeveynFeride Koçak Can · Cezve Kitap · 20201,176 okunma
Çile...
10/10
·512 syf.·
2021 46. kitabı
Okumak, bir tohumdur; Hangi toprağa düşerse er ya da geç filizlenir... "Lafımın dostusunuz, çilemin yabancısı, Yok mudur, sizin köyde, çeken fikir sancısı?" Ah be Üstad daha kaç tane vardır senin kadar fikir sancısı çeken? Ümmeti Muhammed'in derdiyle dertlenen? Dert insana yazdırır, söyletir, acıyı iliklerine kadar hissettirip güzel kelamlar ettirir.. Allah'ı, hakkı, hakikati öyle güzel işlemiş ki şiirlerine; Her şiiri gezilmesi gereken farklı bir alem gibi.. " Şiirde başlıca iki unsur vardır: His ve fikir..." O kadar güzel hissettiriyor ki vermek istediği duyguyu ve alıp götürüyor başka bir aleme.. İnsana unuttuğu bir çok kavramı hatırlatıyor. Düşünme kabiliyetinin sonuçlarını şiirle ortaya koyuyor sanki. İki kelime konuşmaktan ve düşünmekten bile üşenen bu çağın insanlarına nasihat eder gibi. Kelimeleri o kadar güzel ve yerli yerinde kullanmış ki hayran kalmamak mümkün olmaz zannımca hele de şiir sevenler için... ​ Okunacak, üzerine düşünülecek hatta bitmeseydi dedirtecek bir kitap ... Mutlaka okuyun!.. NOT: Kitabı okuma süremin uzun oluşu kitapla alakalı değil! Sürenin uzun ya da kısa oluşu çokta önemli değil benim için, ağızda bıraktığı tat ve kalpte bıraktığı hissiyat önemli...
Şiir
ÇileNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202325,1bin okunma