Hiçbir fikre inanmadıkları için fikirlere, insanı insan eden duygulara yabancı oldukları için insanlık sevgisine, herhangi bir şeyi bilip öğrenemeyecek kadar beyinsiz ve tembel oldukları için bilgiye ve kitaba düşman olanlara lanet olsun.
"İnan bana, büyük acı yoktur, büyük pişmanlıklar, büyük anılar yoktur. Her şey unutulur, büyük aşklar bile. Yaşamda aynı anda hüznün ve coşkunluğun bulunuşu bundandır."
Bilinç ne zaman bütün sırlarımıza yukarıdan bakabilecektir? Mutsuzluğumuzdaki son esrar kalıntısı ne zaman atılacaktır? Varoluşun ve şiirin yıkımını seyreyleyecek kadar coşku ve taşkınlık kalıntısı hala olacak mıdır içimizde?
Yanlızca cansız şeyler, oldukları şeye hiçbir şey katmazlar: Bir taş yalan söylemez:
Halbuki hayat, bitip tükenmeden icat eder:
Hayat maddenin roman'ıdır.
Hayaletlere gönül vermiş bir toz zerresi- insan budur işte.
Sofie Alberto'ya baktı. Tam şu anda yaşıyor olması ne kadar garipti. Yalnız bir defa yaşayacak ve yaşama bir daha hiç geri dönmeyecek olması da öyle. Birden bağırdı:
"Niye ki bu bitmek bilmez yaratış,
Yok olacaksa bir gün her yaratılmış."