Batılı kafalar aralarında ne kadar keskin farklar ve bu farklardan doğan düşmanlıklar yaşarlarsa yaşasınlar aynı dili konuşmanın imtiyazını taşımaktadırlar.
Kitabı, İslâm Sanat Tarihi Hocam Mahmut Dilbaz’ın mutat eser önerileri arasında başı çektiği için almıştım. İsmail Kara, Hocamın Hocasıdır. (Ancak aralarında söz gelimi mürid- mürşid ilişkisi var desek yeridir. Belki de Hocam çok büyük bir edep ve saygıyla üstadına bağlılığını her geçen gün tazelediği için bende bu intibaı bırakmıştır bilemiyorum.) Zaten İsmail Hoca, mâlum olduğu üzere kendisine has ve kaliteli hususiyetlere sahip sayılı hocalardan…
Kitaba gelecek olursak bize; nesli kesilmiş, hususiyet sahibi, derviş- meşrep, nazik, kültürlü kimi Osmanlı bakiyesi olan kimi bir ayağı İran’da diğeri Turan’da olan nice insanlarla tanışma bahtiyarlığını tattıracak bir eser olduğunu söylemek mümkün. Eseri okurken geriye döndüğünüzde, özlemle bakacağınız abidevî insanları göreceksiniz. Kendisi olmayı başarabilmiş bu haysiyetli insanların hayat hikâyeleri/anıları damağınızda mâziye dair bir tat bırakacaktır diye düşünüyorum…
İsmail KaraSözü Dilde Hayali Gözde