Selma

Selma
"Şimdi tutturduğum yolu sonuna dek sürdürmek zorundayım; okumazsam, kendi bildiğim gibi çalışmazsam, hiçbir şey yapmazsam, aramaktan vazgeçersem, işte o zaman yok olurum. En acı yazgı olur benimki."
... İnsanlar bazen bilerek, bazen bilmeyerek dini mezhepleri dini bilinç kavramıyla karıştırırlar, mezhepleri reddederek dini bilinçten de kurtulabileceklerini düşünürler. Ancak din üzerindeki saldırılar ve çağımızın dini bilincine ters bir yeni hayat görüşü kurma girişimleri, dini bilincin varlığını açık bir şekilde kanıtlamaktadır ve bunu onunla uyum içinde yaşamayanların sergiledikleri çarpıtılmış hayat tarzı ile ortaya koymaktadır.
Sayfa 232·Kitabı okudu
Din
Reklam
Diyelim ki genç bir sanatçı herhangi bir eser yarattı, yaptığı şey bütün sanatçılar gibi yaşadığı duyguları kendine özgü bir yöntemle dile getirmek; çoğu kişiye onun bu yaşadığı duygular geçiyor ve sanatçının eseri yavaş yavaş ünlenmeye başlıyor, ama işte bu sırada devreye eleştirmen giriyor. Sanatçının eseri aslında fena sayılmazmış ama yine de sanatçının; Dante, Shakespeare, Goethe, Raphael ya da son zamanlarındaki Beethoven gibi olmadığını söylerler. Bunun üzerine genç sanatçı kendisine örnek diye sunulan sanatçıları taklit eden eserler üretmeye başlıyor, sonuçta da yalnızca başarısız değil, sahte, iğreti, yapmacık eserler üreten biri olup çıkıyor.
Alıntı
Gerçek bir sanat eserinin üretilebilmesi için birçok durumun yerine getirilmesi gereklidir. Öncelikle sanatçı zamanının en yüce hayat görüşüne sahip olmalı, bazı hisleri tecrübe etmesi ve bunu iletecek isteği ve kapasitesi olmalı ve dahası sanat biçimlerinden birkaç için yeteneği olması gerekir. Gerçek sanatın üretiminde gerekli olan tüm bu durumların bir araya geldiği çok nadirdir. Ama -alışılmış yöntemlerden yardım alarak, ödünç alma, taklit etme, etkileme ve ilgi çekici olma- toplumumuzda sanat yerine geçen sanat taklitlerini üretmek ve iyi para kazanmak için sanatın sadece bir iki dalında yetenekli olmak yeterlidir ve bu yeterlilik sık sık rastladığımız bir şey.
Sanat
Sanat yerine geçen sanat taklitleri olarak ele alınmış
Edebi yeteneğe sahip birinin şiir yazabilmesi için sadece şu özelliklere ihtiyacı vardır: Yazacağı şeyde gerekli olan her kelimenin yerine, kafiye ve ritmin gerektirdiği kadarıyla hemen hemen aynı anlama gelen başka kelimeler bulması, kelimeler yer değiştirdiğinde herhangi bir anlam ifade eden bir söz bulması ve bunları o kafiyeyle uydurması yeterlidir. Bu vasıflara sahip olursa, kısa, uzun, dini, amatör, vatanperver... istenilen talebe göre şiirler üretebilir. Edebi yeteneğe sahip bu kişi, hikaye ya da roman yazmak isterse eğer kendi tarzını oluşturması gerekir; yani gördüğü şeyleri nasıl tarif edeceğini öğrenmesi ve detayları nasıl hatırlayacağını ya da not alacağını öğrenmesi gereklidir. Kendisini buna alıştırdığında, istediği veya ondan istenilen her türlü roman veya hikayeyi üretebilir -bunlar tarihi, natüralist, sosyal, erotik, psikolojik ve hatta dini olabilir. Konu bulmakta sıkıntı çekmez, kitaplardan veya gerçek hayattaki durumlardan konu üretebilir ve tanıdıklarından, çevresinden kendi kitabına karakterler kopyalayabilir.
Sayfa 178·Kitabı okudu
Hayat bizden ne bekliyor?
Gerçekten ihtiyaç duyduğumuz şey, hayata yönelik tutumumuzun değişmesidir. Kendimizin de bunu öğrenmesi ve dahası umutsuz insanlara hayattan ne beklediğimizin önemi olmadığını, önemli olanın hayatın bizden ne beklediği olduğunu öğretmemiz gerekir. Hayatın anlamını sorup durmak yerine, kendimizi her gün ve her saat yaşam tarafından sınanan insanlar olarak düşünmemiz gerekir.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Psikoloji
Reklam