"Şimdi tutturduğum yolu sonuna dek sürdürmek zorundayım; okumazsam, kendi bildiğim gibi çalışmazsam, hiçbir şey yapmazsam, aramaktan vazgeçersem, işte o zaman yok olurum. En acı yazgı olur benimki."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
(...) Ve sevdiğim insanlar... Yan yanayken bile aramızda var olan uçurumlar nereden çıktı böyle? Sesiniz o uçurumlara akıyor da kalbime ulaşamıyor çoğu zaman. Oysa kalpten çıkan kalbe temas etmelidir. Başımı eğiyor ve kalbimi yokluyorum, gelen giden yok diyor. Gözlerim uzaklaşıyor, gözlerinizi bulamıyorum... Tam karşımdasınız biliyorum ama size olan özlemimin gitgide büyümesine engel olamıyorum. Sevdiğim insanları özlüyorum ve onları nerede hangi zamanda bulabileceğimi bilmediğim gerçeği kapkara bir duvar gibi duruyor karşımda.
Sahi, nasıl oldu da durduğum yerde duruyorken ve aşağı yukarı aynı insanlarla zaman geçiriyorken kendimi gurbette hissetmeye başladım?
Merhabalar, uzunca bir aranın ardından bir kitap incelemesi yapacağım sanırım.
(Bunda hem kitapla çok uzun zaman geçirmiş olmamdan kaynaklı vefa borcumun etkisi var hem de gece yarısı fırına arkadaşım için kek attım, mecbur onun çıkmasını bekleyeceğim, bu vakti neden yazarak değerlendirmeyeyim diye düşündüm :) )
İncelemeye tabi kitabımız Nietzsche'den ve Schopenhauer üzerine kaleme alınmış bir eser. Bu kadarı bile aslında modern felsefe severler için çok şey ifade edecektir. Bir yanda pessimist bir filozof diğer tarafta bir noktaya kadar ona hayran olan fakat bir noktadan sonra uzaklaşan Nietzsche...
Bu eserde Nietzsche'nin hayranlığını ön plana çıkardığını söyleyebiliriz ki ilk sayfalarda onun şiirden ve retorik oyunlardan uzak, oldukça dürüst bir filozof olduğundan bahsediyor ve ona olan hayranlığını açıkça belirtiyor. Kendisine çağa aykırı olmayı öğretecek o eğitimciyi bulduğunu düşünüyor.
Ben de çok fazla anlamlandıramadığım bir ilgi duyuyorum Schopenhauer felsefesine ve bu nedenle onun felsefesine övgüler dizen bu eseri okumaktan oldukça keyif aldım. En güzel yanlarından biri filozofu geniş bir çerçevede ele almış olması. Yani kitap bittiğinde filozofa dair geniş diyebileceğimiz bir çerçeve edinmiş olduğunuzu fark etmeniz mümkün. Üstelik bunu okuyucuyu zorlamadan yapıyor olması Nietzsche'nin kaleminin en sevdiğim yanı. Okuyucuyu yormadan, açıkça derdini anlatan filozofa denk gelmek oldukça zor ve hatta bazı filozofların anlaşılmamak için yazdığını düşündüğüm olmuştur. Nietzsche bu yönüyle her türlü övgüyü hak ediyor bence. :)
Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
Bir sanatçı ve hatta kimi zaman bir filozof bile bu çağda, bir münzevi ya da yolunu kaybedip geride kalan bir gezgin gibi, sanki yalnızca şans eseri yaşıyormuş gibi görünüyor.