Bir yandan sıcacık dostluk, tatlı bir anlayış, diğer yanda soğuk, yalnız üstünlük. işte bu noktada seçimini yaparsın. Ben sıradanlığı seçtiğim için memnunum, ama diğerinin nasıl bir mükafatı olacağını nerden bilebilirim?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitabı geçen sene okumuştum ama hala etkisi üzerimde olacak ki onunla başlamak istedim.
Kitap roman türünde yazılmamış. Kitabı yazan psikiyatri uzmanı kendi deneyimlerini ve hastalarını anlatmış. Ama bütün hastaların tek bir ortak noktası var. Çocukluklarında veya bebekliginde yaşamış oldukları travma ve sevgisiz yetişmiş olmaları.
Her konu ayrı ayrı içime işledi diyebilirim.
Çocuklarımızı sonsuz bir sevgi seli içerisinde buyutmemiz gerektiğini bir kez daha anlamış oldum.
Keşke böyle kitapların okunmalari zorunlu kılınsa bütün kitap boyunca bunu düşündüm. Ve tabi dunya adil bir yer değil bir kez daha anlamış oldum özellikle çocuklar için
Öyle bir ülke düşünün ki bırak özgürce konuşmayı düşünceni dahi ellerinde tutmak isteyen bir iktidarla yönetiliyor. Bu kitabin yillarca yasaklanan eserler arasinda kalmasinin sebebini malesef okuyarak ve idrak ederek anladım. Cunku distopik bir kitap olarak yazilmasina ragmen gunumuz ve gercegiyle bir cok konuda benzerlik gosteriyor. Yer yer sıkıldığım daha dogrusu yazılan o kadar kötü zamanların senaryolarini boyle bir pandemi zamaninda okumak gelmedi icimden ama bitirmeye gayret ettim. Bitirdigimde icimde bir urperti kopmadı değil malesef. Sevmen yasak, dusunmen yasak, sorgulaman yasak, guvenmek yasak,gecmisi konusmak yasak ve dahi gecmis surekli kendi yalanlari etrafinda degistiriliyor. Okunması gereken modern klasiklerin en basında geliyor kesinlikle.
️”hiçbir yararı olmayacağını bile bile insan kalmanın çok önemli olduğunu düşünüyorsan, onları yendin demektir.”
.
️”savaş barıştır, özgürlük köleliktir, cahillik güçtür.”
.
️”bir doğru vardı, bir de doğru olmayan; doğruya sarıldığın zaman, tüm dünyayı karşına bile alsan, deli olmuyordun.” George Orwell
Okudugum en guzel kitaplardan biriydi. Keske cok daha once okusaydim dedirtt bana. Hem konu bakimindan hem de anlatim tarzi olarak tam bana hitap ediyordu diyebilirim.
Kitap istanbul üniversitesinde halkla iliskiler bolumunde olan 36 yasindaki maya duranin 86 yasindaki Maximillan Wagner’i verecegi bir konferans icin havalanindan almasiyla basliyor. İkisinin arasindaki muhabbet ve mayanin hikayede kendinden birseyler bulmasi kendini ve ailesini daha iyi tanimasi harikaydi. Bir ask romani diyemeyiz zaten zulfu livanelide bir ask romani olarak anilmasini istememis. Savas yillarinda yarim kalmis bir ask hikayesinin zamanin siyasal ve devletlerin politikasina kurban gitmesi aslinda. Kesinlikle okunmaya deger.
.
.
️”Aramizdaki temel fark ne biliyor musun? Sen insanlara baktigin zaman uniformalar, bayraklar ve din goruyorsun!.”
-“Peki sen ne goruyorsun”.
-“İnsan, sadece insan. Seven, aci ceken, acikan, üşüyen, korkan bir insan.” Zülfü Livaneli