deniz durgun bu gece
sular yükselmiş; mehtap vurmuş
boğazın üzerine. karşı kıyıda bir ışık
parıldıyor ve yitiyor; ülkemin aydınlık yamaçları
dingin körfezin ardında boylu boyunca uzanmakta.
pencereye gel, gece havası çok güzel
dalgaların havaya karıştığı
denizin ay'la aklanan karayla buluştuğu yerde.
dinle! dalgaların önüne katıp getirdiği
çekilirken sürükleyip sahile fırlattığı
çakıltaşlarının kükreyişini duyarsın
başlayan, biten, ve sonra yeniden
ürkek, aheste bir makamda başlayan
bitmeyen hüzünlü bir nağmeden
şair uzun zaman önce
işitmişti bunu ege sahillerinde
ve insan acılarının bulanık gelgitini
anımsatmıştı ona.
bize de bu ırak kuzey denizinde
birşeyler anlatabilir elbette.
inanç denizi de bir zamanlar
böyle kabarmıştı, ve sarmalamıştı
dünyanın tüm kıyılarını
parlak, fırfırlı bir kuşak gibi.
fakat şimdi yalnızca
hüzünlü, ağır ağır çekilen dalgaların
gürültüsü geliyor kulağıma.
gece rüzgarının nefesine katıyorlar
okumayı bitirdikten sonra yaklaşık bir saat hem aklımı sorgulayıp hem biraz araştırma yaptım ve sonunda hepsini -kendimce- birleştirince beni inanılmaz tatmin eden bi kitaba dönüştü.
* bu inceleme kendi kendime konuşmalarımı ve aynı zamanda ağır spoiler içerebilir *
öncelikle kitabı okurken sürekli samantha'nın şizofren veya madde etkisi altında olduğu düşündüm ve o yüzden bütün her şeyin kafasının kurgu olduğunu varsaydım ama birinin incelemesinde -birilerinin sürekli "kendi kendine ne mırıldanıyorsun" diyerek gerçekliğe döndürmesi çok güzel bi ayrıntı- demesi bana çok oturan bi teori geldi.
ve yaptığım araştırmalarda "tavşan" sözcüğünün yazarlık dilinde yaratım süreci, konu başlığı gibi bi anlama geliyo ve bence bu da bazı konularda cevap sağlamış oluyo
kendi özet teorime gelecek olursa samantha'nın hala şizofren olduğunu düşünüyorum
en baştan başlayacak olursak
samantha yazarlık okuyan sınıfında kimseyle iletişim kuramayan yalnız ama başarılı bir öğrenci -aslan yani profesör bakımında dolayı bunu söylüyorum ama bunu nasıl açıklayabilirim bilmiyorum yazının ilerisinde değinmeye çalışıcam- bu yüzden ava samantha'nın yarattığı -onu kuğuları izlerken yaratıyo ve o yüzden biz kitabın son sahnede o yüzden beyaz bir kuğu görüyoruz-
ilk "tavşan" çünkü kendini yalnız ve bir yere ait hissetmediği bi anda ortaya çıkardığı bi karakter ama sınıfında kendini hala başarılı göremiyo ve "tavşan" lakaplı kızlardan haz etmiyo çünkü aslımda başlarda duyguları karşılıklı ama bir gün bir mektup ile gruplarına davet alıyo ve bütün karşama tam olarak bumlardan sonra başlıyo
burada ilk okunduğunda gerçekliklerinden tam emin olamadığımız olaylar yaşanıyor
kızlar bir tür ayinler düzenleyip içkiler eşliğinde taslaklar yani tavşanlar yaratarak garip şeyler yaptıkları geceler