Neyin merakına takıldıysa zihnimiz, onun dünyasında var oluyordu gerçekliğimiz. Sorgulamak insanlaşmanın, insanlaşmak uyanmanın şartıydı ve sorgulayan biri, bir gün mutlaka ayağı kalkardı. İnsanlık bir gün mutlaka ayağı kalkacaktı! Kıyam-et zamanları yakındı.
"Daha anlatsana" dedim.
"Hoşuna mı gitti?"
"Hem de çok. Seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre boyunca hiç durmadan laflamak isterdim."
"Benzinimiz yeter mi ki?"
"Yalancıktan doldurursak yeter."
Sonunu görmek istediğin yolda, seni kör eden inanca bir çift gözden daha fazla ihtiyacın vardır.
Bunu biliyordum. Ayrıca bütün gözler taşıdıkları inançsızlıkla baksa da bir insanın kendine olan inancı tüm dengeleri değiştirebilirdi.