Yirmi yaşında olmadığımız halde bizler de mutlu olduğumuz anları gözden geçirsek, bütün kainatın karşısında titrediği şu kelimeye ulaşmaz mıyız? "Hiç!"
"Anlayamazsın, bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu tahmin bile edemezsin. Öfkelendiğimde her şeyi yapabilecekmişim gibi geliyor bana. Çok vahşileşiyorum, herkesi incitebilir ve bundan da keyif alabilirim. Korkarım bir gün çok kötü bir şey yaparak hayatımı mahvedeceğim ve herkes benden nefret edecek
... "
Bizim ölüleri hâlâ gömdüğümüzü duyduklarında çok şaşırdılar; bunun nedenini sordular ve söylediklerimizden hiç tatmin olmadılar. Onlara, imanımız icabı bedenin dirileceğine inandığımızı anlattık ; onlar da yıllar yılı çürüyen bedeni diriltebilen Tanrımızın küllerden de diriltip diriltemeyeceğini sordular. İnsanların sevdiklerini yakma fikrini itici bulduğunu söylediğimizdeyse, çürümeleri fikrinin de bir o kadar itici olup olmadığını sordular.
Bu kadınlar rahatsız edici derecede mantıklıydı.
Yürüdükçe yürüdü, adım atarken uzuvlarını ritmik bir biçimde gevşetmenin nasıl büyük bir haz olduğunu yıllardan sonra ilk kez hissetmesi gibi, sarayda yaşadığı günlerde sade yaşama dair unuttuğu her şeyi kendinden geçerek yeniden keşfetti.