Zöhre Erol

Zöhre Erol
@_zuzu_erol
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi | İlahiyat “İnsanlar kötüydü, kitaplara sığındım.” Okur & Gezer Kırgız
İrade ve Seçme Aradındaki Fark ve Mutluluk Hakkında
“...İnsanda genel olarak idrak edilen şeye karşı duyulan eğilim (nuzû’) iradedir. Eğer o eğilim duyunun veya tahayyülün sonucu ise, genel bir adla, yani “irade” adıyla adlandırılır. Eğer o genel olarak düşünüp taşınmanın ve akılsal düşüncenin sonucu ise, ona seçme (ihtiyâr) denir. Seçme özel olarak insanda bulunur; duyu veya tahayyülden doğan arzu, eğilim ise başka hayvanlarda da vardır.” “...Mutluluk, insan ruhunun varlık bakımından, güç alacağı bir maddeye ihtiyaç duymadığı bir mükemmellik derecesine ulaşmasıdır. Çünkü o bu noktada cisim dışı ve maddeden bağımsız tözler grubuna dahil olur ve ebediyen bu durumda kalır. Ancak mertebesi Faal Akıl’dan aşağıdadır.”
Sayfa 83
Felsefe
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Spinoza’nın Tanrı-Alem Münasebetinde İnsanın Yeri
“Spinoza, insanın hürlüğü ile düşünmesi arasında oldukça garip bir irtibat kuruyor. İnsan düşünen bir varlık olarak düşündüğü ölçüde hürleşir. Çünkü ruhtan çıkan upuygun fikirlerden doğan fikirler de upuygundur. Yani düşüncenin bir modusu olan akıl, düşündükçe, etkinleştikçe hürleşir; ilahi iradeyi ve ondan zorunlu olarak çıkan alemin nizamını daha iyi kavrar; düşünce ile cevhere katılmış olur. İnsanlar akıl düsturuna göre yaşadıkları takdirde Spinoza’ya göre, birbirleriyle daima tabiatca zorunlu olarak uyuşurlar; fakat bu, insanlar arasında hemen hemen hiç uyulmayan bir ilkedir.”
Sayfa 28
Felsefe
Kur’an’ı Anlama Yöntemimiz
“... Kur’an ayetlerini kendi tarihsel bağlamından özgürleştirerek yorumladığımızda, Kur’an’ın lafzı sabit kalmakta ama muhatabın yaşadığı kültürel ve coğrafi şartlara oturan bir anlam dinamizmi yaratılmaktadır. Kur’an’ın Hz. Muhammed’e indiği zamanki tazeliğini hissetmek isteyen her Kur’an muhatabı, okuduğu ayetleri tarihsel şartlarından özgürleştirmeyi denemelidir. Böylece Kur’an metni lafzı yönüyle tarihsel ama anlam yönüyle tarihi bir özelliğe kavuşturulmuş olacaktır...”
Sayfa 18
Din
“Bana bak, Meryem.” Meryem istemeyerek de olsa baktı. “Bunu öğren, kafana iyice sok, kızım,” dedi Nana. “Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir. Her zaman. Bunu hiç unutma, Meryem.”
Sayfa 19