Suret'in, kendi'ni gör'me'si'nin" esası ise, bu suretle düşünülen "tasvir'e" ve "tasvir'e" mahsus "zamir'e", "muhayyile" marifetiyle "hayal" esasında "şekil" tayinidir.
"Suret'in, kendi'ni gör'me'si", bu manada olmak üzere, "suret'in, kendi'ni işit'me'si'nin" kaydına bağlıdır.
"Suret kendi'ni işit'me'den", "kendi'ni gör'e'mez"; bu manada.
"Kendi'ni seyr'et'mek" ile, "nisbet'li bir'li'k (unitas ratio'nalis)" olarak "zaman'a" mahsusen "suret'in, kendi'ni gör'me'si'ni" kastediyoruz.
"Nisbet'li bir'li'k (unitas ratio'nalis)" olarak "zaman'ın" teşkil esası "zihin' dir (mens )" "Zihin (mens)", "nisbet'li bir'li'k (unitas ratio'nalis)" olarak "zaman'ı", bu bakımdan "tahayyül (phantasia)" esasında teşkil eder.
"Suret'in, kendi'ni seyr'et'me'si'nin" esası bu bakımdan "suret'in, kendi'ni gör'me'si'dir", yukarıda belirtilen şekilde, "zihn'in (mens)" ve "hafıza'nın" kaydına bağlı olarak.
Bilgi güneşi Hz. Ali (k.v.) bir gün, Âlemlerin Efendisine dedi
- Ey Allahın Resûlü! Büyük hesap gününde ilk defa kimlerin hesabı sorulacaktır?
Allahın Resûlü buyurdular ki:
- En evvel hesabı görülecek benim, sonra Ebú Bekir, Sonra Ömer, sonra sensin, yâ Ali!
- Ey Allahın Resûlü! Osman'ın hesabı ne olacak?
- Günün birinde Osman'a bir işim düştü. Osman'dan onu gizli istedim. O da bana gizli verdi. Ben de Allah'a niyaz ettim. Osman'ın hesabı gizli görülecektir!..
“Karanlık Lord’a.
Bunu okumadan çok önce ölmüş olacağımı biliyorum ama sırrını keşfedenin ben olduğumu bilmeni istiyorum. Gerçek Hortkuluk'u çaldım ve elimden geldiğince çabuk yok etmeye niyetliyim. Denginle karşılaştığında bir kez daha ölümlü olacağın umuduyla, ölümle yüz yüze geliyorum.
R.A.B.”