Kelimeler, harfler benim atlarım, ben bir jokey, buralar bir çiftlik, boş arazi.
Gönlümce koşturuyorum atlarımı. Kimi zaman yavaş ve sakin bir yürüyüşe çıkarıyorum kimi zaman olabildiğince hızlı ve öfkeli koşturuyorum. Şu aralar epey dingin bir havadayız, ben ve atlarım. Fakat her an yürüyüşe ya da koşuya çıkabiliriz. Siz sakin olun, ürkmeyin.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İncelemenin başlığını okuyanlar "Ne saçmalamış bu?" diyebilirler fakat ince detayları bilenler başlığı okur okumaz köfteyi çakacaklar.
Kitaba dair incelemeleri okudum ve herkes çok beğenmiş, yarım kalmış olmasına da çok üzülmüş fakat kimse bu kitabın adı neden Büyük Petro'nun "Arabı" diye sorgulamamış ya da ben aradığım incelemeyi bulamadım. Siyahi bir insana ırkçı denilebilecek tasvirler yapılmış, Çar ona babayani bir yaklaşım sergileyip onu koruyup kolluyor edebiyatlarına girilmiş işte. Basbayağı yanlı yazılmış bir kitap. Yarım kalması merakta bırakıyor evet, fakat siyahi çocuğa ait betimelemer neden bu kadar onur kırıcı? Örneğin şuradaki tasvir: "... Şu yassı burnun, şiş dudakların, pütür pütür suratınla..." (syf. 39)
Siyahi çocuk yalnızca Çar'ın yakınında olduğu ve doğal olarak zengin sayıldığı kısımlar için övülmüş, bu durumlar dışında yergiye tabi tutulmuş. Bir yazar ne kadar nitelikli olursa olsun bu tasvirleri onu gözümde çöp eder. Puşkin bu yarım kalmış romanıyla gözümde çöp oldu. Devam etse ne değişecekti bilmiyorum tabi fakat bu kadarlık kısmı...