Böyle kitapları okuyup hayatına güzel şeyler kattığını düşünen insanlar bence berbat kişiliklere sahiptirler. Çünkü kitap zaten hepimizin bildiği son dere klişe mevzulardan bahsediyor. Daha önce
Başından sonuna tahmin edebildigim bir kitap oldu. Herhalde inceliği nedeniyle kitabi hemen bitirdigim icin vermeye çaliştigi duygu atmosferine giremedim. Lennie yumuşak seylere dokunmayi seven, aklı geriden gelen ve inanılmaz guçlü bir karakter. Bu yüzden de dokunduğu şeyleri (fareler gibi) gücünün farkında olmadiğı icin öldürüyor. Kitabın tamamı Lennie'nin bu özelliği üzerine kurulmuş ve aralarda ırkçılığın, yaşlanmanın, engelliliğin insanı yalnizliga ve ögrenilmis caresizliğe sürüklediği konu alınmış. Ve tabiki hayallere sık sık yer verilerek insanın hayalleri sayesinde yaşama tutunduğuna değinilmiş. Dönemine gore bir baş yapıt fakat bir "Sefiller" bir "Suç ve Ceza" değildi benim için.
Ben çok beğeni ile okudum ancak bana da bir romandan çok hikaye kitabını çağrıştırdı. Düşününce olacakları tahmin etmek zor değil haklısınız. Lennie'nin dostunun aklına gelen herşey zaten başlarına gelmektedir.